İSA MESİH İLE İLGİLİ BATIYI SARSACAK BÜYÜK KEŞİFLER
İncillerin, Tanrı’nın vahyiyle yazdırılmış, ilahi, kusursuz ve çelişkisiz sözler olduğuna dair bir inanış vardır.
İnciller, Hz. İsa’nın göğe alınışından sonra, hayatı hakkındaki anlatılanları ve havarilerin yaşayışlarını İncil yazarlarının araştırıp derlemeleriyle oluşmuştur.
İncil yazarlarının bizzat kendi ağızları ile ifade ettikleri bu durum 4 ana incilden biri olan Luka İncili’nin ilk cümlelerinde ifade edilmektedir…
“Sayın Teofilos, Birçok kişi aramızda olup bitenlerin tarihçesini yazmaya girişti. Nitekim başlangıçtan beri bu olayların görgü tanığı ve Tanrı sözünün hizmetkârı olanlar bunları bize ilettiler. Ben de bütün bu olayları ta başından özenle araştırmış biri olarak bunları sana sırasıyla yazmayı uygun gördüm.” (Luka;1/1)
Biz Müslümanlar büyük bir iyi niyetle İncil yazarlarının olup biteni en doğru ve kusursuz şekilde anlatmak için ellerinden geleni Tanrı için yaptıklarına yürekten inanıyoruz.
Şüphe götürmez bir gerçektir ki; Hz. İsa’nın öğretisinin ve hayatının insanlığa aktarılması için inciller paha biçilmez, benzersiz tarihsel kaynaklardır.
Bu inancımız bizleri inciller üzerinden Hz. İsa’nın hayatına Kur’ân-ı Kerim ile kıyaslayarak bakmaya yönlendirdi.
Ve aslında Kur’ân’da Hz. İsa’nın hayatı ile ilgili verilen birkaç cümlenin, incilin tüm sırlarını ve bugüne kadar Hıristiyanlığa eleştiri olarak yöneltilmiş, cevaplanması hayli zor pek çok soruya kolayca cevap vermeyi sağladığını ve pek çok gizemin bilimsel olarak ispatlanarak ortaya çıkışına sebep olduğunu gördük.
Bu keşfi ve kanıtlarını tüm dünya ile paylaşarak, Tanrı’nın Meryem’deki ruhu ve kelimesi olarak bizlere, Hz. Muhammed tarafından öğretilip sevdirilen Hz. İsa’nın en güzel şekilde anlaşılması, İncillere gerekli önemin verilmesi için üzerimize düşeni yapmalıyız.
Yapılan keşifler dinler arasındaki ayrımı kaldıracak şekilde, Kur’ân ile İncil’in aslında birbirleri ile çelişen hiçbir yönün bulunmadığını delilleriyle ispatlıyor.
Hz. İsa’nın Tanrı katındaki gerçek konumu, teslisin mahiyeti, çarmıhtaki kişinin kimliği ile ilgili konularda İslam dini ve İnciller arasındaki temel farkların ortadan kalktığını gördük.
Şimdi insanlar hem havarilerin ve ona inanan insanların öğretilerine, aktarımlarına hem de Kur’an-ı Kerim’e yürekten inanabilecekler. Çünkü ikisinin birbiri ile çelişmediğini görecekler. İnşallah bu durum dünyada barışın hüküm sürdüğü “Altın Çağ” adı verilen yeni bir dönemin başlamasına vesile olacaktır.
Din, Allah katında tektir, hatasız parçalanmaz değişmez bir bütündür. Saf gerçeğin bilgisidir. Fakat bazıları açısından onu yaşayan insanlar, diller ve yaşamlar kusurlu olduğu için, insanların ayna tuttukları din de kusurlu görünebilir. Yağmurlu günlerde güneşin güzelliğini görebilmek için bulutları aşabilen gözler gerekir.
Zaman, gerçekleri değiştiremez. Fakat gerçekler ortaya çıktığında zaman değişebilir.
Bu sarsıcı keşiflere buradan ulaşabilirsiniz.
Araştırmacı Yazar ve Yönetmen
Erdem Çetinkaya





Teslis konusu değerlendirilirken islamiyete ve kur’an-ı kerim e uygun düşen yönleri gibi bir çok anlama gelebilen bir ifadenin kullanılması yanlıştır. İnsanların zihinlerine teslis konusunun islamiyette de hristiyanlıkta olduğu gibi yer alabileceği gibi bi yanlışın canlandırılmasını uygun bulmuyorum. bu hususta ayrıntılı açıklama yapılması gerekir.
Selamlar, sitede ayrıntılı açıklama mevcuttur. Teslisin doğru olmadığını ispatlayan bir çalışmadır. İslam ile örtüşen kısımlarının ne olduğunu ve Kuran’ı incilin ayrıntılarda nasıl doğruladığını anlatan vbir çalışmadır. İncelerseniz göreceksiniz inşallah