EVRENDEKİ BİLİNÇ
Yıllarca İngiltere ve Avustralya’daki üniversitelerde görev yaptıktan sonra, Amerika’ya taşınıp Beyond adlı araştırma merkezini kuran ünlü fizik profesörü Paul Davies, son kitabında atomun özelliklerinden gökadaların dağılımına “Yaşamın varoluşu bıçak sırtında dengeleniyor” tespitiyle “Evren neden yaşam için bu kadar uygun?” sorusunu gündeme getiriyor.
Davies’in ifadesine göre:
“Nötronlar, protonlardan birazcık daha ağır (yüzde 0.1). Eğer bunun tam tersi olsaydı, atomlar asla var olmazdı. Çünkü evrendeki tüm protonlar büyük patlamadan kısa süre sonra nötronlara dönüşürdü.”
Atlas dergisinde yer alan habere göre, Tegmark, evrendeki ince ayara ilişkin şu örnekleri veriyor:
“Eğer elektromanyetik kuvvet (benzer yüklerin birbirini itmesine, zıt yüklerin çekmesine yol açan kuvvet) yalnızca yüzde 4 daha az olsaydı hidrojen olmaz, normal yıldızlar olmazdı. Daha güçlü olsaydı, daha az kararlı atom bulunurdu. Zayıf etkileşim (parçacık bozunmalarında rol oynuyor) çok daha güçlü olsaydı, ağır elementler süpernova patlamalarıyla yıldızlar arası ortama saçılmazdı. Eğer proton-elektron kütle oranı çok daha büyük olsaydı, kristaller ya da DNA molekülleri gibi düzenli yapılar oluşamazdı.”
Profesör Paul Davies, yeni kitabında “Evren neden yaşam için bu kadar uygun?” sorusunun cevabını arıyor ve çoklu-evren gibi bazı teorileri ele aldıktan sonra “hepsi ya saçma ya da tamamen yetersiz görünüyor” diyor. Davies, ünlü fizik profesörü Freeman J. Dyson”un şu sözlerine yer veriyor: “Sanki evren bizim geleceğimizi bir şekilde biliyormuş gibi.”
Küçücük bir kaya parçası ya da molekül dahi evrenin öteki ucundaki başka bir nesnenin kendisine olan uzaklığını ve kütlesini mükemmel şekilde bilir ve buna göre bir kütlesel çekim etkisi oluşturur. Acaba her molekül içinde Nasa’dan gelişmiş bir araştırma ve tetkik merkezi mi barındırıyordu?
“Gece, gündüz, güneş ve ay Allah’ın varlığının delillerindendir. Güneşe ve aya secde etmeyin.” (Fussilet, 37. ayet)
“O, âdetleri üzere hareket eden güneşi ve ayı sizin hizmetinize sunan, Geceyi ve gündüzü de hizmetinize verendir.” (İbrahim, 33. ayet)
Bu iki ayette özellikle güneş ve ayın insanlar için Allah’ın varlığına delil olarak sunulabilecek özellikleri olduğunu ve her ikisine de boyun eğdirilerek rastgele olması imkânsız şekilde insanoğlunun hizmetine verildiği ifade edilmektedir.
Araştırmalar ay ve güneş hakkında diğer gezegenler ve uydularında yer almayan son derece sıradışı bağıntıların ortaya çıkmasına neden olmuştur. Metrik ölçü sistemini ve 10 parmağa sahip olarak 10’luk sayı sisteminin kullanılması kendisine ilham edilen insanoğlunun anlayacağı türden mesajlarla Yaratıcı 2000′li yılların insanlarına seslenmiştir.
400 SAYISI
Ay güneşin 400’de biri kadardır.
Ay Güneş’e göre dünyaya 400 kat daha yakındır.
Ay bir dünya gününde kendi çevresinde 400 km döner.
Ayın ortalama dönüş hızı saatte 1000 km.
27 SAYISI AY VE DÜNYA
Dünyanın 1 gününe karşılık ayın 27,32 günde kendi çevresinde dolanması son derece ilginç bir oranı gözler önüne sermektedir.
Dünyanın her 10.000 gününde ayda 366 gün oluşmaktadır.
Ayın Dolanma Süresi
27,32 gün
Dünya’nın Ay’a Boyutsal Oranı
3474 km ( Ayın EKV. çapı ) / 12756 km ( dünya ekv. Çapı ) = %27,32
Hem parmakla sayılan ondalık sisteme göre 27,32 hem de ondalık sisteme göre ölçülen yüzde 27,32 değeri, on binde 1′lik olasılık ihtimali ile imkansızı gözler önüne seriyor ve yaratıcının ondalık sistemi bilen ve astronomiye hakim olmaya başlamış milenyum insanın yüksek sesli mesajını içeriyor…
Kutsal kitaplarda temel ve kült sayıları sıkça kullanan yaratıcının ayın 366 gününü (Dünya günü 365 den biraz fazladır ) 10 000 dünya gününe tam denk kılması ay, dünya ve güneş arasında önceden insanoğluna mesaj verici bir sistemin tasarlandığını göstermektedir.
AYDAKİ GÜN SAYILARI VE AYIN UZAKLIK ORANLARI
Bilindiği gibi insanlar ayın evrelerinden yola çıkarak bir yılı 12 aya bölmüşlerdir ve her ay 28, 30, 31 günden ibaret olabilmektedir. (29 istisnai durumdur)
405,500 ( Ay-dünya max. Uzaklık ) / 12756 ( dünya ekv. Çapı )= 31
384,400 ( Ay-dünya ort. Uzaklık ) / 12756 ( dünya ekv.çapı)= 30
363,300 ( Ay-dünya min. Uzaklık ) / 12756 ( dünya ekv.çapı )= 28,5
Görüldüğü gibi Dünya ve ay arasındaki temel değerler insanların aylardaki gün sayısını belirlemede kullanacağı sayılara işaret etmektedir.
AĞIRLIKLAR ORANI VE İŞARETİ
Ağırlıklar Oranı Güneş 1,989,100 / dünya 5.9736 oranı = 333 000.
Ay Suresindeki dünya kelimesine kadar olan harfler sayısı X 1000 = 333 000
KURANDA AY VE DÜNYA
384400 (Ay-dünya ort. Uzaklık) / 3474 (Ayın çapı) = 110,65 = en yakın ifadesiyle 111 ay sığmaktadır.
KAMER SURESİ
اِقْتَرَبَتِ السَّاعَةُ وَانْشَقَّ الْقَمَرُ (1
وَاِنْ يَرَوْا اٰيَةً يُعْرِضُوا وَيَقُولُوا سِحْرٌ مُسْتَمِرٌّ ﴿2
وَكَذَّبُوا وَاتَّبَعُوا اَهْوَاءَهُمْ وَكُلُّ اَمْرٍ مُسْتَقِرٌّ ﴿3
وَلَقَدْ جَاءَهُمْ مِنَ الْاَنْبَاءِ مَا فٖيهِ مُزْدَجَرٌ ﴿4
حِكْمَةٌ بَالِغَةٌ فَمَا تُغْنِ النُّذُرُ ﴿5
فَتَوَلَّ عَنْهُمْ يَوْمَ يَدْعُ الدَّاعِ اِلٰى شَیْءٍ نُكُرٍ ﴿6
خُشَّعًا اَبْصَارُهُمْ يَخْرُجُونَ مِنَ الْاَجْدَاثِ كَاَنَّهُمْ جَرَادٌ مُنْتَشِرٌ ﴿7
مُهْطِعٖينَ اِلَى الدَّاعِ يَقُولُ الْكَافِرُونَ هٰـذَا يَوْمٌ عَسِرٌ ﴿8
كَذَّبَتْ قَبْلَهُمْ قَوْمُ نُوحٍ فَكَذَّبُوا عَبْدَنَا وَقَالُوا مَجْنُونٌ وَازْدُجِرَ ﴿9
فَدَعَا رَبَّهُ اَنّٖى مَغْلُوبٌ فَانْتَصِرْ ﴿10
فَفَتَحْنَا اَبْوَابَ السَّمَاءِ بِمَاءٍ مُنْهَمِرٍ ﴿11
وَفَجَّرْنَا الْاَرْضَ عُيُونًا فَالْتَقَى الْمَاءُ عَلٰى اَمْرٍ قَدْ قُدِرَ ﴿12
Sure ismi olan Ay yani Kamer’den itibaren 12. ayetteki arz yani dünya kelimesi arasındaki harflerin toplamı 333′dür. Dünya ile ay arasına bilim adamlarının tabiriyle tam 111 adet ay sığmaktadır. Ay yani kamer kelimesi Arapçada kaf mim ve re gibi 3 harfin yan yana gelmesi ile oluşur. Yani harf sayıları göz önüne alındığında ay suresindeki ay ve dünya kelimeleri arasına da 111 ay sığmaktadır. Basit bir tesadüf mü? Yoksa arayanlar için bir işaret mi? Seçim bizim…
KAMER SURESİNDE 333 HARF
ا ق ت ر ب ت ا ل س ا ع ة و ا ن ش ق ا ل ق م ر و إ ن ي ر و ا آ ي ة ي ع ر ض و ا و ي ق و ل و ا س ح ر م س ت م ر و ك ذ ب و ا و ا ت ب ع و ا أ ه و ا ء ه م و ك ل أ م ر م س ت ق ر و ل ق د ج ا ء ه م م ن ا ل أ ن ب ا ء م ا ف ي ه م ز د ج ر ح ك م ة ب ا ل غ ة ف م ا ت غ ن ا ل ن ذ ر ف ت و ل ع ن ه م ي و م ي د ع ا ل د ا ع إ ل ى ش ي ء ن ك ر خ ش ع ا أ ب ص ا ر ه م ي خ ر ج و ن م ن ا ل أ ج د ا ث ك أ ن ه م ج ر ا د م ن ت ش ر م ه ط ع ي ن إ ل ى ا ل د ا ع ي ق و ل ا ل ك ا ف ر و ن ه ذ ا ي و م ع س ر ك ذ ب ت ق ب ل ه م ق و م ن و ح ف ك ذ ب و ا ع ب د ن ا و ق ا ل و ا م ج ن و ن و ا ز د ج ر ف د ع ا ر ب ه أ ن ي م غ ل و ب ف ا ن ت ص ر ف ف ت ح ن ا أ ب و ا ب ا ل س م ا ء ب م ا ء م ن ه م ر و ف ج ر ن ا ا ل
365 DERECE VE 109
Dünya güneşin çevresini yaklaşık 365 günde dolaşır. Dünya kendi çevresinde bir kez dönünceye yani bir gün oluncaya kadar bu yolun 365 de birini kat ettiği için yolun kendiliğinden 365 parçaya ayrıldığını ve bunun bir daireyi bölmek için insanoğluna evrensel bir ölçüt olarak sunulduğunu söyleyebiliriz ki insanoğlunu da bir yılını 365 eşit parçaya bölmüştür.
Peki, dünyanın çevresini yani enlem ve boylam değerlerini bu derecelendirmeye göre yapsaydık sonuç ne olurdu?
40076 km / 365 = 109,..km
109 DÜNYA – AY VE GÜNEŞ
(Güneşin içine yan yana dizilmiş tam 109 adet dünya sığabilir)
1 392 000 (Güneş ekvatoral çapı) / 12756 (Dünyanın Ekvatoral Çapı) = 109,.. (Güneşin içine yan yana dizilmiş 109 adet dünya sığabilir)
Ve ilginçtir ki;
152 100 000 (Max. Güneş – Dünya mesafesi) km / 1 392 000 (Güneş ekvatoral çapı)= 109.267 (Dünya ile güneş arasına yan yana dizilmiş 109 adet güneş sığabilir)
109 tane 100 km de ayın ekvatoral çevresine denk düşmektedir.
100 tane Güneş Çevresi = 437 900 000 km (Nasa tahmini)
Ay’ın Ekv. Çevresi = 10,916 km X Dünyanın Ekv. Çevresi = 40,075 km = 437 458 700 km
(Daha fazlası için bkz: 10-9MUCİZESİ)
Rakamların kontrolü için Nasa’nın resmi sitesini kullanınız.
http://solarsystem.nasa.gov/planets/
“Güneş ve ay bir hesaba göre hareket etmektedir.”(Rahman, 5)
54. Sure olan ve 55 ayetten oluşan Ay (Kamer) suresi toplam matematiksel değer olarak 55+54=109 109 değerine sahiptir. Surelerin matematiksel değerlerinin rastgele olmadığı “Simetrik Kitap; Kuran” bölümünde anlatılmıştır.
Ay gittikçe dünyadan uzaklaştığı için insanoğlunun dünyada hayat buluşuna denk gelen bu mükemmel oranların bozulacağı düşünülüyordu. Fakat bilim adamları anlam veremeseler de 1999 yılında Ay’ın dünyadan uzaklaşmasının durduğunu ve artık bu seviyede kaldığını açıkladılar. Yani 2000 yılından itibaren ay’ın dünyaya uzaklığı ve tüm bu oranlar değişmeden kalacaktı. Neden bu oranda kaldı? Neden şimdi? Eğer bu tüm insanlığın duyması gereken bir mesaj ise milyon yıl boyunca sahip olmadığımız internet, TV ve cep telefonunun son 20 yılda birden görünüp tüm dünyaya yayıldığı ve bir mesajın iletilmesi için en mükemmel ortamın şimdi bahşedilmesinin sebebi nedir? Cevabını aramamız gereken pek çok heyecan verici soru var? Dünya yeni bir çağa hazırlanıyor…
Kutsal Gizemler devam ediyor…
Araştırmacı Yazar ve Yönetmen Erdem Çetinkaya’nın “Kutsal Gizemler” kitabından alıntıdır.



