DİNLERİN BİRLİĞİ

Erdem Çetinkaya ( Yazar ve Yönetmen ) | 30 Eylül 2011 | Yorum Yok | 972 defa okundu.   

“Allah katında din, ancak İslâm’dır. Kitap verilenler (Yahudi ve Hıristiyanlar ) kendilerine ilim geldikten sonra sırf aralarındaki ihtiras yüzünden ayrılığa düşüp farklı görüş ve inançlar ortaya koydular…” (Âl-i imran, 19)

“Öyleyse sen yüzünü Allah’ı birleyen olarak dine, Allah’ın o fıtratına çevir; ki insanları bunun üzerine yaratmıştır. Allah’ın yaratışı için hiçbir değiştirme yoktur. İşte dimdik ayakta duran din (budur). Ancak insanların çoğu bilmezler.” (Rum, 30 )

Tüm insanlık tarihi boyunca, insan DNA’sında yani fıtratında bulunan aynı tek dinin, Allah tarafından binlerce elçi aracılığı ile insanlığa ulaştırılması dünya üzerinde derin bir etkiyi gerekli kılıyor. Bu nedenle namaz, oruç, gusül, abdest, örtünme ve Kâbe’ye yönelik ibadetler hemen her kültür ve dinde yer alıyordu. Kâbe için ilk işaret Tevrat’ tan;

“Uşak gider gitmez, Davut taşın güney yanından ayağa kalktı ve yüzüstü yere kapanarak üç kez eğildi. İki arkadaş birbirlerini öpüp ağladılar; ancak Davut daha çok ağladı.” (Samuel, 20:41)

Hz. Davud bu sırada günümüz Kudüs topraklarında yaşıyordu. Kudüs’ün güneyinde tek secde yönü Mekke’deki Kâbe olabilirdi. Çünkü Hz. Davud’un zamanında Mescid-i Aksa henüz inşa edilmemişti. Kendisi ölürken oğlu Hz. Süleyman’a vasiyet etmiş ve Mescid’i oğlu inşa etmişti. Bununla birlikte Tevrat ve İncil’de Kâbe’ye yönelik ibadetler olan secde ve rükûlardan, abdest ve gusülden bahseden pek çok ayet vardır. Bu durum “Allah katında tek din İslam’dır” ayeti ile örtüşmekte ve tüm dinlerin aslında aynı tek din olup zamanla değişikliğe uğrayarak farklılaştığını göstermektedir.

“Gelin, tapınalım (secde edelim), eğilelim (rükûa varalım) . Bizi yaratan Rabbin önünde diz çökelim.” [1] Zebur 9:5- 6.

“Bütün melekler tahtın, ihtiyarların ve dört yaratığın çevresinde duruyordu. Tahtın önünde yüzüstü yere kapanıp Yaratıcı’ya secde ederek şöyle diyorlardı: Âmin! Övgü, yücelik, bilgelik, Şükran, saygı, güç, kudret, sonsuzlara dek Yaratıcımızın olsun! Âmin!” (İncil, Vahiy 7:11.)

“Musa’yla Harun topluluktan ayrılıp Buluşma Çadırı’nın giriş bölümüne gittiler, yüzüstü yere kapandılar. Rabbin görkemi onlara göründü.” (Tevrat, Sayılar 20:6.)

“Ne zaman Buluşma Çadırı’na girip sunağa yaklaşsalar RABB’in Musa’ya buyurduğu gibi orada yıkandılar.” ( Tevrat, Çıkış, 40:32. )

 Hayatın Sırrı

Araştırmacı Yazar ve Yönetmen Erdem Çetinkaya’nın “Kutsal Gizemler -I-” kitabından alıntıdır.

 

Facebook Twitter Email

Yorum yaz