image image image
  • KUTSAL GİZEMLER
    Kutsal Gizemler: YARATICI'NIN MUHTEŞEM SIRLARI  
  • MÜKEMMEL SİSTEM... ALTIN ÇAĞ...
    Mükemmel Sistem... Dünya bir gün barış zenginlik ve inançla dolacak, Ama  nasıl...
  • HZ İSA'NIN GİZEMİ...
    Hz İsa'nın Gizemi ... Dünya Kuran ve Hz İsa' hakkında ki kanıtlarla şok olmak üzeredir...

FİLM SERİLERİ VE ROMANLAR

Feature Demo Image

MivaFilm ve Reklamcılık ile Kutsal Gizemler Yayınevi muhteşem sırları ve insanlığı derinden etkileyecek büyük mucizeleri en iyi şekilde tüm dünyaya duyurabilmek için serinin tamamını önce araştırma kitapları ve belgeseler olarak, ardından romanlar, dergiler, tv programları yoluyla en sonunda kurgusal sinema filmleri ile tanıtacak uzun soluklu dev bir projeye girişti. Gerçeğin ilanı ve dünyanın en büyük işi için beraber hareket edelim ve bu yola adanalım. İletişim kısmından bu büyük proje için yapabileceklerinizi bizimle paylaşın. Finans sahipleri, yazılımcılar, gazeteci ve televizyoncular, reklamcılar... Herkesin yapabileceği bir şeyler var...


 

gazete_medya42e485de42e485dfby_copy_copy

Kutsal Gizemler Serisinin Yapımcısı

MivaFilm'in in sahibi Yazar ve Yönetmen Erdem Çetinkaya Habertürk Ana Haber, Fox Ana Haber, Cnn Turk Saba Tümer gibi programlardan sonra 8 temmuz 23:00 da Fox Tv'de Şifreler Programında Ömer Çelakıl'la Kutsal Gizemler kitabını konuşacak.

gazete_medya42e485de42e485dfby_copy_copy

Kutsal Gizemler Tüm Kitapçılarda

12 dile çevrilen fragmanıyla bile pek çok kişinin İslam'a dönmesine vesile olan filmin; dünyayı sarsacak yepyeni mucize ve keşiflerin bilimsel kanıtlarıyla sunulduğu kitabı huzurlarınızda.
Adrese teslimde ödeyin; ArtıDğtm.Kitapturk.com
birlik_copy_copy

En Büyük Mucizelerden; Simetrik Kitap;Kur'an

Surelerin ayet numalararının insan ürünü olamayacak muhteşem bir simetri oluşturduğunu biliyor muydunuz? Pek çok bilimadamının ve araştırmacının önünde saygıyla eğildiği bu büyük mucizeye şahit olacaksınız. Kitapturk.com
 

Sponsorluk


Filmlerimizin tamamlanması ve tüm dünyaya tüm dillere çevrilerek hedefimiz olan en az 5 milyar insana izletilmesi için lütfen sponsorluklarınızla destek olunuz. İletişim bölümünden bize ulaşabilir ve tekliflerinizi sunabilirsiniz. Dilerseniz sitemize dilerseniz çıkaracağımız kitaplarda ve filmlerde tanıtımlarınızı bulundurabilirsiniz.

Ortaklık

Birlik olarak ve yürekten inanarak büyük bir güç ortaya koyabilir ve önemli işler başarabiliriz. Filmlere sermayeniz ölçüsünde yapımcı ortak olarak katılıp bu misyonun devam etmesi için hem mantıklı ve akılcı hemde inançlarımız doğrultusunda harikulade bir sisteme birlikte dönüştürebiliriz. Lütfen iletişim bölümünden şartlar için bağlantı kurun.

1

2

3

4

5

6 

 

 

 

 

Ziyaretçi Defterine Yazın

Tag:deccal

 

Yönetmen & Yazar
Erdem Çetinkaya Biyografisi
www.erdemcetinkaya.com - www.mivafilm.com

1997 yılında 3d animasyon ve vfx sektöründe Mojo, Kornea gibi produksiyon şirketlerinde çalışmaya başlayan Erdem Çetinkaya kısa sürede çalışmaları uluslararası boyutta tanınmaya başlayan bir sanatçı oldu. Türkiye’de ilk ve tek olan, TRT’ye ait 60 dak. animasyon içeren 18 bölümlük “Küçük Muhteşemdir” isimli bilim belgeselinin Özel Efekt yönetmenliğini ve animasyonlarını yaptı.

Araştırmaları kendine ait olan Kutsal Gizemler isimli belgesel çalışmasının çekimlerine devam eden yönetmen filmin fragmanlarıyla bile pek çok haber kanalı ve onlarca gazatede  gizemli konular, dünya dinleri ve keşifleriyle gündeme geldi.

Sınırötesi yayınlarından çıkarmış olduğu "Kabe'nin Sırrı" isimli kitap uzun süre çok satanlar listesinde yer aldı ve kendi kategorisinde bir numara oldu.

2007 yılında dünyanın en büyük video ve medya ajansı olan istock’ta Gold Acount ve En iyi video ödüllerini aldı. Tüm dünya genelinde 5000 den fazla video satışı ile Top Seller videographers listesine girdi. Getty Images’den özel davetiye aldı ve 2008 Kasım ayında ürünleri sergilenmeye başlanacaktır.

Turbosquid, the123d, gibi ajanslarda ürettiği 3 boyutlu film ve oyun sahneleri dünya genelinde pek çok projede kullanıldı. Shaun Rana’nın yönetmenliğini yaptığı Eric Roberts gibi ünlü aktörlerin rol aldığı Westbrick Murders adlı filmde Özel Efekt Yönetmenliği yaptı.

http://www.imdb.com/name/nm3093980/


Ardından Miracle Visual Arts isimli film ve animasyon yapım şirketini kurdu. Ebru Akel ve Ajda Pekkan ile ATV Popstar reklâm ve jeneriklerini, dünya çapında ve ülkemizde pek çok kanalda yayınlanan senaryosu ve 3d sahne tasarımı kendisine ait olan Wild Dragon Energy Drink “Flying People” reklâmlarını bluebox, camera tracking, ipli uçma sistemleri gibi güncel Hollywood teknolojilerini kullanarak sinema çözünürlüğünde gerçekleştirdi. Ürün satışları ülkemizde ve özellikle Avrupa’da katlandı ve marka ülkemizde dağıtımını bizzat yaparak genişleme kararı aldı. TouchX dokunmatik LCD, Rose Resert Otelleri, Termikel, Electromed gibi büyük şirketlere ait yerli ve yabancı bir çok reklâm filmi yaptı.

www.wilddragon.at


Wild Dragon reklamının Avrupada elde ettiği büyük başarıdan sonra Xibe Energy Drink üretici firması yeni piyasaya sürülen ürünleri için reklam filmi teklifinde bulundu. Yakında tv lerde görmeye başlayacağınız bu reklam filmi de Wild Dragon gibi dünya çapında pek çok ülkede yayınlanacak.

Haber Ajanda Dergisinde bir süre sinema eleştirmenliği yapan yönetmen, Altın Oran Sayısı ve Doğada ki Yansımaları ile ilgili uzun soluklu bir bilimsel araştırma gerçekleştirdi.

www.haberajanda.com


ODTÜ Atom’da ( Animasyon Teknolojileri ve Oyun Geliştirme Merkezi) seminer ve eğitimler veren Yönetmen daha sonra burada Dünya’nın ilk yönlendirilebilir film teknolojisi olan ve hem pc hem de dvd de uygulanabilir şekilde geliştirilebilen, “cinegame” isminin verildiği teknolojiyi üretti. Teknolojinin ilk uygulanabilir örnekleri 2009 yılı başlarında Odtu’de düzenlenecek bir basın toplantısı ile duyurulması planlanıyor.

www.metutech.metu.edu.tr/atom/

 

fturecity

KUTSAL GİZEMLER-I

Bu Filmler ve Kitaplar Serisi Dünyayı Sarsacak !

Milyonların hayretle izlediği, 12 dile çevrilen, pek çok haber programında önemle duyurulan, fragmanıyla bile pek çok gayrimüslimin İslam'a geçmesine vesile olan Kutsal Gizemler Serisi ASRIN EN BÜYÜK MUCİZELERİNİ bilimsel kanıtlarıyla ortaya koyuyor.

Akla dayanan ve delillerle yön alan modern dünyada bu kitaplar yeni bir mistik inanç çağının kapılarını aralayabilir mi?

Yazar ve Yönetmen Erdem Çetinkaya, 2009 yılının kendi dalında en çok okunan "Kabe'nin Sırrı" kitabından sonra en büyük mistik keşifleri içeren Kutsal Gizemler serisinin ilk kitabını sinemalardan önce okuyucuları ile paylaştı.


 

Kitaptaki 70'den Fazla Yeni keşif Başlıklarından Bazıları;

Ay ile Güneşin Esrarengiz Konumları ve Dünyaya Verilen Gizli İlahi Mesaj,

Kaderin Yeryüzündeki Büyük İspatları,

DNA'ya, İnsan Yüzüne, Aşk'a ve Mekke'ye Kazınmış Eşsiz Şifre ; Altın Oran

Kabe'nin İlk inşaasındaki Gizemli Sayılar

Kuran'da İnsan Ürünü olması İmkansız Olağanüstü Simetrik Tasarım

Yaratıcının Tevrat'ta ki Gizemli İsmi Ortaya Çıktı!

Altın Çağın Sırrı ve Zamanı

Dünyanın En Üstün 313 kişisi ve Özellikleri

İnanç Seviyesini ölçebilen Dünya'da ki İlk Test!

Cennet, Cehennem ve İspatları, Bilim ahireti mi hazırlıyor?

Dünyaya İslam'ın Yayılışına Dair Etkin Yeni Formüller

Hac'da ki Tavafa İşlenmiş Allah Sembolü

Hayatın Büyük Sırrı ve Kurtuluş Yolu

Ve Daha Niceleri....

Yüksek Papaz Padre Andreas

Batı, doğuya nazaran araştırma bilim ve yenilikçilik konusunda çok daha duyarlı. Bu nedenle akıl yoluyla Kuran ve İslam'ın muhteşemliğini ispatlayan bu kitap ve filmler serisinin Dünyayı etkileyebilecek potansiyele sahip olduğunu düşünüyorum. Bu kitapta hayret verici pek çok mucize ve bilimsel ispatı ile karşılaştım ve pek çoğunu bizzat deneyerek gördüm.

( Yeni Adıyla Abdullah Palazoğlu )

Doç. Dr. Sinan Canan

"Heyecan verici , bir solukta okuyabileceğiniz eşsiz bir kitap. Bilim ve din arasındaki harikulade ilişkiyi yepyeni modern bir bakış açısıyla ele alarak okuyuculara sarsıcı deneyimler sunuyor. Okuyan herkesin hangi görüşe sahip olursa olsun son derece etkileneceğine eminim."

Kitabı okuduktan sonra tüm soru ve görüşlerinizin 24 saat içinde cevaplanacağı filmleirn ve kitapların resmi sitesi www.kutsalgizemler.com hizmetinizde.

 
 

gazete_medya42e485de42e485dfby_copy_copy

Kutsal Gizemler Serisinin Yapımcısı

MivaFilm'in in sahibi Yazar ve Yönetmen Erdem Çetinkaya Habertürk Ana Haber, Fox Ana Haber, Cnn Turk Saba Tümer gibi programlardan sonra 8 temmuz 23:00 da Fox Tv'de Şifreler Programında Ömer Çelakıl'la Kutsal Gizemler kitabını konuşacak.

gazete_medya42e485de42e485dfby_copy_copy

Kutsal Gizemler Tüm Kitapçılarda

12 dile çevrilen fragmanıyla bile pek çok kişinin İslam'a dönmesine vesile olan filmin; dünyayı sarsacak yepyeni mucize ve keşiflerin bilimsel kanıtlarıyla sunulduğu kitabı huzurlarınızda.
Adrese teslimde ödeyin; ArtıDğtm.Kitapturk.com
birlik_copy_copy

En Büyük Mucizelerden; Simetrik Kitap;Kur'an

Surelerin ayet numalararının insan ürünü olamayacak muhteşem bir simetri oluşturduğunu biliyor muydunuz? Pek çok bilimadamının ve araştırmacının önünde saygıyla eğildiği bu büyük mucizeye şahit olacaksınız. Kitapturk.com
 
 

 


 

Güzin Osmancık

Merhaba Babı-Alem’e hoş geldiniz. Alemlerin sırlı kapısı Bab-ı Alem bugün yine sizlerle birlikte çok sırlı bir konuyu inceleyecek çünkü konumuz Kabe’nin sırrı… Evet kitabın yazarı burada, önce hoş geldiniz diyorum Erdem Çetinkaya. Yazar, aynı zamanda yazar ve yönetmen çok güzel animasyonları var. Onları da konuşacağız ama asıl bugün konumuz Kabe’nin sırrı İstanbul ve o kutsal hazineler. Şimdi çok güzel bir kitap yazmış ve burada insanları çok aydınlatıcı bilgiler var. Konuşacağımız konuda yüce Allah’ın Hz Allah’ın dünya’yı güzelliği kainata koyduğu ilahi güzellik şimdi son günlerde çok konuşulan bir şey var ‘Altın Oran’. Nedir bu altın oran?

Erdem Çetinkaya

“Altın oran” aslında herkes onu farklı bir şekilde tarif etse de mesela Oglet tarafından şöyle söylenmiş; “ Bir doğruyu en mükemmel noktasından bölmek” yani öyle tarif edilmiş. Bir doğruyu öyle bir yerden bölüyorsunuz ki bunun iki parçası bütünüyle aynı orana sahip oluyor ve bir çok sanatçı bilim adamı tarafından da altın oran insan doğasının da güzelliği ve estetiği sağlıyor yani mühendislikte günümüz piyasalarında kullanılan formatların genel kanalını oluşturuyor. Geometride pek çok yerde kullanılıyor yani kısaca özetlemek gerekirse altın olan kusursuzluğu simgeleyen pek çok yerde ve doğada kullanılıyor.

Güzin Osmancık

Biraz önce konuştuğumuz gibi bunlar bilinmiyor yüzyıllar önce hep kullanılmış, piramitlerin yapımında kullanılmış değil mi?

Erdem Çetinkaya

Evet. İnsanlık tarihi kadar eski bir sayı, belki de kimin keşfettiği ne zaman tam olarak ortaya çıktığı belli değil. Zaman zaman muhtemelen keşfedilmiş unutulmuş sonra yeniden keşfedilmiş… Modern anlamıyla ilk kez bunu Fibonacci ortaya koyuyor kendi ismini verdiği bir sayı dizisi ortaya koymuş Fibonacci dizisi diye ve bu dizilimin birbirine oranı altın oranı veriyor. İlk başta sayılar yakın sayarak gidiyor ve bir oranda kilitleniyor bir anda bu sayı dizisinde… Fibonacci ‘den biraz bahsetmek bence yerinde olur çünkü Fibonacci Müslüman bilim adamlarından eğitim almış Cezayir’ de 12. yüzyılda bir matematikçi… Bilindiği üzere o zaman Müslümanlar bilimde ve fende dünyanın geri kalanına göre çok daha iyilerdi çünkü Kuran-ı Kerim’de yazan “ilim öğrenin araştırın” ayetlerini o zaman daha iyi uygulanıyordu. Şu anda tabi ki onlar unutuldu artık.  İslam’ın Müslümanların bu kadar ileri olduğu bir dönemde Fibonacci Cezayir’de iken sorumlu sayı dizisini geliştiriyor ve altın oranın yeniden Avrupa’da tanınmasına ve modern sayıların Avrupa’da yeniden tanınmasına tescil oluyor.

Güzin Osmancık

Şimdi altın oran dediğimizde 1,618 i bunu mısır piramitlerinde kullanmışlar Leonardo Da Vinci çok kullanmış.

Erdem Çetinkaya

Evet, Leonardo  bu sayıya delicesine bağlı diyebiliriz bütün tablolarında, yaptığı bütün mimari eserlerde bunu kullanmış ve bu oranı eserlerine daha güzel bir şekilde yansıtabilmek için bir pergel geliştirmiş hatta. Leonardo pergeli olarak tarif ediliyor bu. Kutsal Gizemler filminin fragmanında bu pergeli kullanarak bir dizi ölçümler yaptık. Burada da görebilirsiniz bu pergeli.

Güzin Osmancık

Onun dizaynını yaptığı bir pergel değil mi?

Erdem Çetinkaya

Evet , kendisi icat etmiş sürekli altın oranın ölçülerini veriyor.

Güzin Osmancık

Ve onu kullanıyor eserlerinde.

Erdem Çetinkaya

Evet, bütün resimlerinde bu pergeli kullanıyor ve onu tutturmaya çalışıyor.

Güzin Osmancık

Peki Mimar Sinan kullanmış mı? bu pergeli.

Erdem Çetinkaya

Evet Mimar Sinan’da bazı eserlerinde bunu kullanmış fakat İslam dünyasında yeterince tanınmamış bir isim, bu daha çok batı mimarisi ve sanatına yerleşmiş bir sayı .

Güzin Osmancık

Yani kiliselerde filan.

Erdem Çetinkaya

Tabi eski tapınaklarda mısır piramitlerinde filan kullanılmış.

Güzin Osmancık

Şimdi biz altın oranı akademide iken insan vücudu anatomisinde çok kullanırdık. Hep ezberlerdik yani burnun ağza oranı, yüzün burna oranı gibi bütün vücudun oranlarını, peki bütün insanlarda yüce rabbimiz bu oranı kullanmış mı? yani her insan altın orana uymuyor mu?

Erdem Çetinkaya

Herkesin uyduğunu söylemek zor.

Güzin Osmancık

Yani bu bir mükemmellik mi?

Erdem Çetinkaya

Evet. Bir mükemmellik sayısı denebilir, yani en estetik en orantılı görünebilmesi için insanın bu oranlara sahip olması gerekiyor yüzünün ve vücudunun. Estetisyenler de bu oranı kullanarak yüzü şekillendirmeye çalışıyorlar. Olması gerekenden çok uzun , mesela yüzün eninin boyuna olan oranı 1.618 i vermesi gerekiyor fakat yüzü çok uzunsa 1,2 veriyor ve orantısız bir yüze sahip olduğunu anlıyoruz içgüdüsel olarak,  hani bunu ölçtüğümüzden veya bu oranı bu sayıyı bildiğimizden değil veya burnu çok uzun ağzı çok geniş olabiliyor, bu tarz yüzlerde orantısız yüzler olarak tarif ediliyor bunun bilimsel karşıtı altın orana uymayan yüzler olarak tarif edilebilir.

Güzin Osmancık

O zaman Allah’ın bir mükemmellik belgesi değil mi?

Erdem Çetinkaya

Evet. DNA’mıza da işlemiş,  o orana uygun olan şeyleri bize beğendiriyor  elimizde olmadan. O yüzden bunun bir güzellik simgesi veya ilahi bir mühür olduğunu söyleyebiliriz.

Güzin Osmancık

Şimdi bu insandaki altın oran, birde dünyadaki altın oran var zaten sizin kitabınızın ana fikri o atın oranın nereye denk geldiği… Kabe herhalde. Evet dünyada ki altın oranı da açın.

Erdem Çetinkaya

Evet şimdi bu fikir bana nereden geldi, biliyorsunuz bütün ressamlar yaptıkları tablolarda en önemli objeyi altın oran noktasına yerleştirmek için çaba sarf ediyorlardı ve her tablonun bir altın oran noktası oluyor. Mesela Leonardo’nun resimlerinde olsun diğer Picasso gibi ressamların resimlerinde olsun ana objenin veya başroldeki karakterin yüzünü mutlaka altın oran noktası ve bu fotoğrafçıda yapmış hatta bu fotoğrafçılıkta basitçe 3 de 1 kuralı olarak söylenir, yani 0,66 ya gelir 3 de 1 yani 0,618 e çok yakın bir orandır bu. Kabaca tarif etmek için 3 de 1 kuralı olarak değiştirilmiş bu. Şimdi dünya enlem boylam haritasında da derinliği hiç bitmeyen bu resim gibi tablo gibi düşünürsek, canlı bir tablo ilahi bir tablo bunun da bir altın oran noktası olması gözüküyor ve hiç tahmin edilmeyecek bir şekilde dünyada 5 bine yakın şehir var, çok büyük dünya şu minnacık kırmızı nokta dünyanın altın oran noktası. Ölçümlerime göre enlem ve boylam değerlerini ölçüyorsunuz 1.618 e bölüyorsunuz sonuçta bu nokta çıkıyor ve bu kadar olma ihtimali küçük bir nokta ve Mekke’ye çıkıyor .Mekke sınırları içerisinde bulunuyor bu nokta ve bu nokta’nın ne anlama geldiğini biraz daha açarsak mesela Mekke şehrinin güney kutup noktasına olan uzaklığı ile kuzey kutup noktasına olan uzaklığı’nın birbirine oranı tam olarak 1,618 sonra enlem boylam haritasının son noktaları olan şu büyük okyanusun ortasındaki son boylam çizgisi de aynı oranı verir. Her yerden Mekke ile ilgili bir 1,618 e ulaşmak mümkün bu kesinlikle tesadüfen olabilecek bir şey değil.

Güzin Osmancık

Tabiî ki.

Erdem Çetinkaya

Tabiî ki yani 5 bin şehir  var neden Mekke? neden İslam’ın merkezi? neden Kuran-ı Kerimde şehirlerin anası olarak gösterilmiş, insanlığın doğum noktası olarak gösterilmiş, en kutsal şehir olarak gösterilmiş.

Güzin Osmancık

Allah’ın en çok sevdiği şehir.

Erdem Çetinkaya

Ve bu durum İmamı Bakır Hz.lerinin bir kitabında şöyle ima edilmiş;  yani bu biliniyormuş dolaylı olarak demiş ki Hz Adem’e Allahüteala; “Kabe’nin yerini nefsime en güzel olan mevki ye koydum” demiş Hz Adem’e ve onu oraya yönlendirmiş, yani nefsine en güzel gelen yer demek ne demek bize mesela insan oğlunun nefsine en güzel gelen oran bir tablonun içindeki en iyi yer neresi? altın orandır. Altın orana uyuyorsa, o noktaya düşüyorsa biz onu daha güzel buluyoruz demek ki Allahüteala’nın nefsi de insan oğlunun nefsine ruhuna benzediği için yani Kuran-ı Kerim’den kendi ruhundan insan oğlunun ruhunu yaptığını ima etmiş ruhen  Allahüteala ve insan oğlu ruhu arasında bir benzerlik var dolayısı ile altın oran noktası ile İslam dünyasının noktası’nın Mekke olması daha önce açıklanmış yani Allahüteala’nın nefsine en güzel gelen yerin burası olduğu ima edilmiş. Ben bunu araştırırken daha sonradan buldum yani acaba başkaları bundan  bahsetmiş mi? diye ve şimdi  daha da ilginç olan beni büyüleyen yani sadece dünyanın yaratılışından gelen noktalara değil de siyasi olan bir çizgiye göre de altın oran noktasına ulaşıyoruz. Bu gündönümü çizgisi mesela tamamen siyasi bir çizgi ,batı devletlerinin Hıristiyan devletleri İngiltere’nin gücünden kaynaklanan denizlerdeki hakimiyetinden kaynaklanan bir sebepten çizdiği çizgi. O çizgiye göre bile yani enlem boylam haritasının son çizgileri olarak tarif edilen tablonun iki yanına göre bile altın oran noktasının vermesi insanlığın ortak dillerinin, değerlerinin, siyasi kararlarının dahi aslında bilinmeyen gizli bir güç tarafından müdahale edildiği anlamı ve kanıtı oluyor çünkü hem kutup noktalarına göre vermesi hem de siyasi bir ana çizgiye göre bunu vermesi yani birde neden iki taraftan da 1.618 vermesi neden bir 55 değil de 2.5 değil de mükemmellik sayısını veriyor.

Güzin Osmancık

İlahi gücün tam orada imzası.

Erdem Çetinkaya

Evet, kesinlikle yani matematikten azda olsa anlayan düşünmeyi araştırmayı seven her insanın çok büyük hikmetler çıkartabileceği hatta birçok şeyin ispati olacak bir keşif olduğuna inanıyorum ve gerekli önemin gösterilmesini istiyorum.

Güzin Osmancık

Mutlaka gerekli önemi her şeyden önce gösteriyoruz çünkü Kabe’nin sırrını okuduğum andan itibaren mutlaka bunu ekrana taşımamız lazım seyircilerle paylaşmamız lazım şimdi bu Mekke’nin altın oranı yani dünyaya göre altın oranı fakat birde Kabe’nin Mekke’ye göre bir altın oranı var değil mi?

Erdem Çetinkaya

Şöyle; altın oran pergeli ile yaptığımız ölçümlerde Mekke’nin Suudi Arabistan’ın altın oran noktası Kabe’nin de Mekke’nin altın oran noktasında olduğunu görüyoruz aynı bir kelebeğin kanadında ve insan yüzündeki gibi iç içe bir altın oran öyle güzel bir tasarım aynı bir tablo yada bir desen parçası gibi,  mesela bütüne göre altın oranı içeriyor o parçanın iç detayları da kendi içinde yeniden altın oranları içeriyor. Kuran-ı Kerimde bunu anlatan dolaylı yoldan anlatan bir ayet var. Ahi İmran suresi 96. ayeti şöyle bir ifade kullanılmış;  “ yeryüzünde insanlar için yapılmış ilk ibadet yeri mübarek kılınmış Mekke’dir.” diyor Bekke yani Tevrat’ta ki Mekke’nin adı ve devamında şöyle diyor; “ orada çok büyük mucizeler Allah’ın delilleri insanlığa ibret verecek açık işaretler ve İbrahim’in makamı var.” diyor bize söyle demiş burada çok mucize var insanlığa ibret olacak mucizeler ve bunları araştırın ve bu ayette şöyle bir nizam görülmüş yani ben şunu düşündüm yani bu dünya bile altın orana göre belirli merkezlerle dizayn edilmişse Kuran-ı Kerim’de bunun olmaması mümkün değil. Asıl dünya Allahüteala’nın yarattığı bir güzel eser. Kuran-ı Kerim’de de Allahüteala’nın yarattığı en güzel eser ondada altın oran olması gerekir diye düşündüm ve bu 96. ayet Ahi İmran suresi 96. ayetin içerisindekilere baktım. Ayetin tamamı 47 harften oluşuyordu ne yapmam gerektiğini düşündüm, dedim ki ; “yani dünya haritasında tamamına baktık sonra Mekke kadar olan kısım mesafesine baktık orada 1.618 i bulduk bunda da aynısını yapacağım” dedim. ayetin tamamı 47 harfti 1.618 e böldüm 290 küsur çıktı. Baktığım 29 uncu harf Mekke kelimesinin son harfi yani baştan Mekke’ye kadar olan oranda ayetin tamamındaki oran tam olarak altın oranı gösteriyor yani o ayet bile altın orana göre dizayn edilmiş Mekke’yi işaret edecek şekilde dizayn edilmiş ve araştırmalarımın sonucu Kuran-ı Kerim’in tamamında da altın oran noktası olduğu bilgilerine ulaştım.  Doç. Doktor Halis Aydemir  hocamızın da bu konu ile ilgili bir keşfi vardı. Onun kitabını da ekledik.  Film de ondan da bahsetmeyi düşünüyoruz Kuran-ı Kerim’in değiştirilmezlerini ispatlayan bir mucize keşfetmiş bu mucizede de şöyle bir durum var.

Güzin Osmancık

Yani hiçbir nokta virgül asla değiştirilemez o zaman orantı değişiyor değil mi?

Erdem Çetinkaya

Tabi, dediğiniz gibi yani Kuran-ı Kerim dokunulamaz bir şekilde dizayn edilmiş. Mesela 19 cular çıkmıştı bir ara. Onlar Kuran-ı Kerim’in değiştirildiğini filan söylüyorlardı bu yeni keşifler Kuran-ı Kerim’in değiştirilemeyeceğini ispatlıyor. Mesela onlardan da biraz bahsedeyim; Kuran-ı Kerim kendi tekrarlarına sahip olan bir kitap olarak tarihte, yani hatta şöyle bir ayet var; “ Allah sözün en güzelini tekrarlı bir kitap olarak indirdi” diye bu tekrarın maksadı hem kelimelerin tekrarı, hem bazı olayların tekrarı olarak düşünülebilir.  Birde sayısal bir tekrar var. Mesela her surenin bir sayısı birde ayet sayısı var bu ikisini topladığımız zaman surenin bir matematiksel değeri ortaya çıkıyor. Mesela fatiha suresi birinci sıradadır 7 ayettir 1+7=8dir . Bu şekilde her surenin matematiksel değerini çıkartıyorsunuz. Bazıları tek ayet bazıları çift ayettir, bazıları tekrar etmiş bazıları tekrar etmemiş. Mesela insan suresi ile gülünç suresinin matematiksel değeri ise yanlış hatırlamıyorsam 103 yani tekrar etmiş. Fatiha suresinin ise 8 mesela ona benzer bir sure daha yok bazıları tekrarlı bazıları tekrarlı olmayan sureler bunların bir birlerine oranını aldığımız zaman tam olarak geriye 1.618 kalıyor. Mesela simetride, Allahüteala’nın altın oran gibi kainatın bir mührü olarak kurduğu bir oran. Mesela simetride baktığınız zaman bütün insan yüzleri, hayvan yüzleri, bedenler, gezegenler, yıldızlar, galaksilerin temel yapıları her şey simetriktir yani tesadüf olsa her şey karma karışık olması gerekir.

Güzin Osmancık

Allah’ın katında zaten tesadüf yok.

Erdem Çetinkaya

Kesinlikle, yani simetride bunu ispatlayan mucizelerden birisi yani Kuran-ı Kerim’de bir simetri var. Bunun detaylarını isterseniz şey yapalım kitaba ve filme saklayalım filmde ve kitapta daha detaylı olarak bunları görebilirler.

Güzin Osmancık

Tamam şimdi biz Kabe ve altın orandan bahsedelim.

Erdem Çetinkaya

Şimdi Kabe ilk Adem As. zamanında inşaata başladı, yerini de Cebrail As. belirledi. Şimdi o konuda alimlerin değişik görüşleri var,  yani Kuranı  Kerimde şöyle belirtiyor ; “yeryüzünde insanlar için yapılmış ilk ibadethanedir” yani bunu Hz Adem mi yaptı,  yoksa insanlar ibadet etsin diye melekler mi yaptı?  Bazı rivayetlerde  meleklerin inşa ettiği bazı rivayetlerde  Hz Adem’in inşa ettiği söyleniyor.

Güzin Osmancık

Bizim bilgilerimize göre yerini Cebrail belirliyor, Hz.Adem yapıyor fakat çok filmik bir şey ama ondan sonra Hz A.s Allahüteala  bina yapma, inşa etme iznini veriyor ve ona göre Kabe’yi yeniden inşa ettiğini okumuştum.

Erdem Çetinkaya

Evet, tarihte yaklaşık 13 kez Kabe’nin tekrar tekrar inşa edildiğine dair rivayetler var. Tamamen yok oluyor ama ondan sonra tekrardan Hz İbrahim  temellerini buluyor. Yeri asla kaybolmuyor. Temellerini bulup yükseltiyor, gene ilginç bir nokta Kabe’nin son inşaatlarından biri peygamber efendimiz (sav.) zamanında olmuş. Peygamber efendimize peygamberlik gelmeden 5 yıl önce Kabe yeniden inşa ediliyor. İlginçtir bunu pek çok insan maalesef bilmiyor.  Kabe şu anda olduğu gibi değildi şu anda küp şeklinde ama eskiden dikdörtgen şeklinde idi Kabe. Ve “Hicri İsmail” denilen o Kabe’nin hemen yanında gördüğümüz yarım daire şeklindeki alan Kabe’nin içine dahildi.

Güzin Osmancık

Çünkü onun etrafını tavaf etmeden tavaf etmiş olunmuyor.

Erdem Çetinkaya

Tabi o aradan geçerseniz sayılmıyor. O tavafı tekrar etmeniz gerekir çünkü Kabe’nin içerisinde olduğu söylenmiştir.

Güzin Osmancık

Orada da Hz İsmail’le Hz Hacer’in yattığı söyleniyor.

Erdem Çetinkaya

Evet öyle bir rivayet var. Zayıf da olsa Kabe’nin içerisinde bir mezar olduğunu düşünme tabi insana farklı şeyler düşündürebilir ama o konuda kesin bir şey bilmiyorum zaten kesin bir ifade yok o konuyla ilgili. Şimdi o bölgenin dışından tavaf etmemizin nedeni Kabe’nin içinde olduğu ve eskiden o kısmın o binanın içerisinde olduğunu bilmemiz fakat eskiden malzeme yetmediği için o kısım artık o şekilde.

Güzin Osmancık

Malzemeden kazanıyorlar yani.

Erdem Çetinkaya

Ve peygamber efendimizin hadislerine göre en uzun duvarı eskiden 32 zira, en kısa duvarı 20 zira imiş.

Güzin Osmancık

Zira dediğimiz ölçü.

Erdem Çetinkaya

Zira yaklaşık 70 santime denk gelen bir ölçü birimi. Evet yaklaşık 21 metre ve 13 metreye denk geliyor. Günümüz ölçümlerine göre , 32 yi 20 ye böldüğümüz zaman gene 1.6 sayısına ulaşıyoruz modern matematiksel sistemlerle ölçtüğünüz zaman 21.3 metreye 13.1 metre gibi yaklaşık bir oran çıkıyor bu iki sayıyı da birbirine böldüğünüz zaman gene 1.618 çıkıyor.

Güzin Osmancık

Gene altın oran yani.

Erdem Çetinkaya

Yani evet Kabe’nin melekler tarafından inşasında da veya Cebrail tarafından Hz Adem’e öğretilen ilahi ilk planında da altın orana göre tasarlanmış bir tasarım söz konusu.

Güzin Osmancık

Çok mükemmel bir şey yani zaten Allah’a hayranız ama öğrendikçe Allah’ın ilmini Allaha olan hayranlık çok daha fazla artıyor. Bende şeyden bahsetmek istiyorum ilk Kabe’yi gördüğüm zamanki duygularımdan . Çok merak ediyordum yani Kabe’yi hep resimlerde görüyoruz ama resimleri ile aslını görmek asla bir değil  çok farklı herhalde orada çok farklı bir tecelli var diye düşünüyorum Allahüteala’dan. Çünkü Allahüteala’yı göremiyoruz ama orada hissediyoruz çok yakın bir şekilde hissediyorsunuz onu gördüğünüz andan itibaren ve o şey yani küp yani simsiyah bir küp ama bambaşka bir küp yani anlatılması mümkün olmayan bir duygu ve Allah’ın en çok sevdiği mekan tamamen granit taşlar, yani ot yok ağaç yok Allah’tan bir su var ve düşününüz Allah nasıl  burasını  o kadar çok sevmiş o kadar. Mesela güzel yeşil bağlar, sular , denizlerin olduğu yer var ama demek ki orada çok farklı bir şey var enerjisi çok farklı bir şey var, yani belki de bizim bilmediğimiz.

Erdem Çetinkaya

Evet manevi sırları var tabiî ki orada çok büyük ilahi tecellileri var ve o yüzden oraya gittikleri zaman insanlar gözyaşlarına boğuluyorlar ve hiç tahmin etmedikleri bir şey, insan sadece siyah bir küpe bakarak neden ağlar bambaşka bir hissiyat var birde dünyadaki milyonlarca insanın aynı anda bir noktaya yönelerek ibadet etmeleri çok konsantrasyona neden olur onu birazda birleştirmeleri zaten o bölgedeki insanların kendilerini farklı hissetmeleri için yeterli nedenler, telepatik ruhsal enerjilere nazaran düşünce gücünün bir yerlerde manevi etkileri olabileceğine inanıyorsak zaten Kabe’de bunun olması son derece doğal.

Güzin Osmancık

Birde saat istikametinin tersine dönüyorsunuz yani normal şeyde değil terste.  Şimdi bizde mesela çok enteresan merkez kaç diye bir kanun vardır donen bir şey merkezden kaçar burada da tam tersine döndükçe merkeze geliyor. Orada o kanun tersine çalışıyor.

Erdem Çetinkaya

Birde o taşın oraya gelen her kişiye şahitlik ettiği için ahiret gününde konuşturulacağı  ve şahitliğinin kabul edileceği ve şefaat makamında oldacağı söyleniyor  bu taşın. Ve aynı bir yüzüğün bir taşı gibi , kulla Allah arasındaki  bir sözleşmenin nişanı gibi oluyor bu taş. Eskiden şifa özelliğinin olduğuna inanıyorlarmış fakat insanların yüzünden karardığı söyleniyor ve tekrar eski haline dönüp cennete görüleceği söyleniyor yani Allah katında burası insan oğluyla gerçek manada ilk buluşma Hz Adem’in ilk pişmanlığının gözyaşı ve secdesi olduğu ilk kez bir merkezin etrafında dönmesinin bir sembolü olduğu için Allah da sanki iki sevginin ilk buluşması gibi bir anlamı da var başka bir boyutta… Bu yüzden buraya Allahüteala bu kadar çok değer veriyor ve unutulmayacak bir şekle getirmiş burayı.

Güzin Osmancık

Evet Hz Ömer’in sözü ; “sen bir taşsın biliyorum ama Hz Muhammed seni öptüğü için bende seni öpüyorum ve selamlıyorum.” diyor . Zaten Hz Adem den sonra bütün dinlerin, dinler kelimesini kullanıyoruz ama inanç içinde olanların hepsinin döndüğü tavaf ettiği bir merkez, hatta Hz Muhammed zamanında puta tapanlarda yine onun etrafında dönüyor değil mi?

Erdem Çetinkaya

Şimdi aslında İslam dini halk arasında bilinenin aksine Hz Muhammet’le başlamış bir din değildir ezelden beri var olan Allah katında tek din olan tek tanrıcılık ve teslim olma ve barış dini. Ve bütün peygamberler aynı bu dini tebliğ etmişler.  Ve bu dinin içerisinde neler var? namaz var, gusül var, iyi olma var, hac var, kurban var baktığımız zaman.

Güzin Osmancık

En önemlisi  Allah’ın tek olduğunu ima.

Erdem Çetinkaya

Tabiî ki bunu başta söylemiştik zaten. Bütün bu ibadetlerinde dünyadaki bütün kültürlerde izlerini buluyoruz. Mesela Tevrat’ı açıp baktığımız zaman peygamberlerin gusül abdesti aldıkları, secdeler ve rükularla sürekli namaz kıldıkları bize secdelerde söyledikleri görüyoruz ve Tevrat’ta gene Mekke’dense “Beka” diye bahsediliyor yani bu Arapça, Süryanice, İbranice bunlar kardeşçe dillerdir bekke ile Mekke’nin yazılışı aynı 2 harfle oluşur Tevrat’ta bile işareti vardır.  Hatta Davut As. taşın güney yanından inerek secde ettiğini söyler Tevrat’da .Neden güney yanı?  Orada o zaman tabi mescidi aksa yoktu. Oğlu Hz Süleyman Mescidi Aksa’yı inşa etmişti, demek ki o zaman güneye doğru ibadet etmesinin tek nedeni oradaki Kabe’nin varlığı olabilir. Çok eski tarihsel kaynaklarda bile tarihçilerin Kabe’den bahsettiği görünüyor. Buranın dinler açısından çok önemli bir merkez olması, zaman zaman işgal edilmiş, birilerinin ellerine geçmiş ve içine putlar yerleştirmiş ve zaten İslamiyet’in doğuşunun  peygamber efendimizle birlikte yeniden doğuşundan sonra burası putlardan temizlenir ve tekrar Allahüteala‘nın vaat ettiği bir yer haline geliyor.

Güzin Osmancık

Ondan öncede yine İbrahim As.‘ın oğlu tekrardan inşa etmesi lazım hatta orada bir İbrahim makamı var. O İbrahim makamı bir taş oda ama inip çıkabilen bir taşmış. Merdiven değil de üzerine çıkarlarmış İsmail As. yukarı çıkacakları zaman taş kendinden yukarı çıkarmış o şekilde Kabe’yi inşa etmişler. Ççevreden gelenler yardım etmek istemişler İbrahim As. şöyle diyor; “ bunu Allah ikimize görev olarak verdi” diyor ve yardımları kabul etmiyorlar yani böyle bir inşası var o zamana kadar yeniden yıkılmış yani sadece temelleri kalmış sonrada yeniden yapmışlar yani Kabe’nin çok macerası var çok sırları var ama sırlarından bir tanesi de bu altın oran sırrı şimdi birde altın hat mucizesi mi diyorsunuz bir hat var o, sırrı olan bir hat var İstanbul dahil bunun içine değil mi ?

Erdem Çetinkaya

Evet, bunu şöyle anlatmak lazım, Mekke’den Kudüs’e Kudüs’ten de İstanbul’a uzanan düz bir çizgi çektiğiniz zaman dümdüz bir çizgi, bu üç şehrinde dinlerde kutsal olarak bilinen ve dinler tarihinde çok önemli bir yere sahip. Ve bu üç şehrinde aynı çizgi üzerinde olduğunu görüyoruz ve basit bir şekilde değil. Mekke’nin Kudüs’e olan mesafesi yaklaşık olarak 1200 km, Kudüs’ün de İstanbul’a olan mesafesi 1200 metre yine ve dinler tarihinde de ayı oran söz konusu… Mesela İstanbul İslamiyet’in yönetim merkezi olarak belli bir süre Müslümanların elinde bulunmuş. Kudüs’te aynı şekilde Müslümanların elinde bir süre bulunmuş ve elde bulunuş sürelerinde birbirinin yarısı olmuş yani burada bir ikilik var bir oran var yani oransız hiç bir şey yok yani tarihten siyasete kadar grafikten görsel sanatlara kadar her türde bir oran söz konusu. Her şeyde ilahi bir parmak olduğunu da gösteriyor.

Güzin Osmancık

Peki Türkiye’nin altın oranında yani merkezi.

Erdem Çetinkaya

Türkiye’nin altın oran noktası Ankara/Çankaya olarak düşüyor ve Türkiye’nin ilk kuruluş sınırlarına bakarak bunu buldum.

Güzin Osmancık

Sağdan mı soldan mı?

Erdem Çetinkaya

İmada bulunmak istemiyorum ama sol altı olarak Ankara’ya düşüyor ve bu altın hat mucizesinde de ilginç bir yönü var . Bu tip olarak çizdiğimiz çizgi bildiğiniz gibi dünya 23 derece bir eğilime sahip ve bu iç şehri birleştiren çizgi tam bir hale geliyor uzaydan bakınca tam bir yukarıdan aşağıya çizilmiş bir hale geliyor gördüğünüz gibi bu 3 çizgiyi birleştiren her şey Mezopotamya olarak bilinen yer baktığınızda bir insan suretine benziyor ama bu basit bir insan sureti değil. Mesela Mekke burada şehirlerin anası olarak gösterilen noktada çocuğun doğurduğu karnına girdiği yere denk geliyor, doğum bölgesine denk geliyor. Kudüs kalp noktasına denk geliyor. İstanbul beyin noktasına denk geliyor. Şimdi bunu tarihsel süreçte baktığımız zaman İstanbul mesela tüm dinlerde Hıristiyanlıkta da Müslümanlığa geçene kadar hep yönetim noktası olmuş ve Müslümanlığın eline geçtiği zaman Müslümanların yönetim noktası haline gelmiş. Kudüs mesela kalp yani ilhamların vahiylerin yayıldığı bir bölge coğrafya. Hoş ki peygamber efendimiz dışında bilinen bütün peygamberler bu bölgelerde yaşamış tabi kalp çünkü Allahüteala’nın sürekli secde edildiği bir mekan sürekli vahilerin geldiği bir bölge olmuş Kudüs. Doğum bölgesi de mesela hacca gelen insanları bilirsiniz bir dua ettikleri zaman dualarının kabul olması çok daha kolay bir şeydir burada aslında insanların bir tohum gibi dileklerini getirip bırakabilecekleri ve sonuçlarını görebilecekleri bir enerji alanı ve Ahllah’u Teala’nın en büyük insanlara hediyesi olan Kuran-ı Kerim’de Hz Muhammed As. buradan doğmuşlar yani insanlığın dünyanın en güzel gizemli  hediyesi buradan verilmiş insanlığa sunulmuş.

Güzin Osmancık

Hem Adem ilk geldiği şehirde şehirlerin anası olarak oraya geliyor.

Erdem Çetinkaya

Evet , anneliği simgeleyen insanın bebeğin oluştuğu yerin oraya gelmesi çok ilginç ve bu insan suretinin de baktığımız zaman şu şekilde dünyanın 23 derecelik uzaydan görünümü ile baktığımız zaman diz çokmuş ellerini bağlamış bir insan sureti var ilginçtir dişi bir semboldür.

yani şurada mesela ayakkabısının topuğu vardır, saçları var gibi görünmektedir ,uzun bir pelerin bol bir kıyafet giymiştir ve çok daha ilginç bir keşif daha var fayların hareketlerini inceledim yani gelecekte dünya nasıl olacak biliyorsunuz kıtalar hareket ediyor eskiden tekmiş  kıtalar öyle bir sürüklenmiş ki Mekke’yi dünyanın altın oran noktasına sokmuş ve devam edecek hareketlerde Arabistan bir rotasyon yapıyor kendi etrafında Türkiye aşağıya doğru gidiyor ege aşağıya doğru gidiyor mısır yukarı doğru çıkıyor ve sonuçta oluşacak olan şekilde bu görünen insan sureti secdeye gidiyor. Zaten şu şekilde baktığınız zaman secdeye yakındır ve mısırda bir secde taşı olarak Türkiye ile gelecekte birleşiyor jeologların söylediklerine göre Akdeniz kayboluyor Türkiye daha ufalıyor coğrafi olarak ve Mısırla birleşiyor ve bunlar tabi milyonlarca yıl sonra tabi o günleri görürsek.

Güzin Osmancık

Evet şimdi kısa bir ara vereceğiz ondan sonra geri kalan kısımda  Türkiye ile İstanbul’a döneceğiz  Evet sevgili Babı-Alem izleyicileri Babı-Alem yine sırlar aleminin kapısından içeri giriyor Kabe’nin sırrı Erdem beyin kitabı mutlaka okumanızı tavsiye ediyorum.  Şimdi Erdem bey İstanbul ile sırların kapısı İstanbul gelecekte acaba İstanbul’u nasıl bir gelecek bekliyor? bir altın çağ yaşanacak öyle bir duyum aldık.

Erdem Çetinkaya

Evet bütün kültürlerde altın çağdan bahsediliyor. Bütün dinlerde en uzak kıtalarda bile oradaki kültürlerde bir insanın olduğunu altın çağa hükmedeceğine dair bir rivayetler işaretler mevcut.

Güzin Osmancık

Yani hem dini literatürde yaygın hem de ona karşı olanlarda hepsinde var.

Erdem Çetinkaya

Ve tarih olarak nedense hepsi bu önümüzdeki yıllara kilitlenmiş. Bir şekilde 2012’yi çok sık duymuşsunuzdur. Şimdi Nostradamus’un kehanetleri var o konularda çok sık girmek istemiyorum çünkü hiçbir kehanet çıkacak diye bir şey yoktur çoğu da çıkmaz kehanetlerin.

Güzin Osmancık

Ama ben yine hemen kısa parantez açmak istiyorum, onların Nostradamus’un kehanetleri olduğunu düşünmüyorum ben çünkü Muhittin Arabi Hz.den kopyalamış değil mi ?

Erdem Çetinkaya

Evet Muhittin Hz. de Peygamber efendimizden kopyalamış. Ben şu şekilde İslam’ın içersinde 2012 nasıl yer alır diye düşündüm. Bir hadis-i şerifte diyor ki ; “Kabe’de baskın olduğu yıl o çıkar” diyor ve o dediği altın çağın başlamasına vesile olacak kişi.

Güzin Osmancık

Burada İsa’dan mı bahsediyor Mehdiden mi ?

Erdem Çetinkaya

Mehdiden bahsediyor. Mehdiden evet onun doğduğu yıl Kabe’de kan dökülüyormuş bu yıl ,bazı alimlerin görüşlerine göre en son çünkü Kabe’de kan dökülmesi tek. Tarihte bilinen kan dökülme oranı hicri 1400 yılında gerçekleşmiş. Yani 1979 yılının kasım ayında olması gerekli yanlış hatırlamıyorsam, evet bu yıl çıkacak deniliyor hicri 1400 yılı içerisinde.

Güzin Osmancık

Peki kuyruklu yıldızında çıkma alametinde ?

Erdem Çetinkaya

6 yıl sonra hicri 1406 yılı olmadan Halley kuyruklu yıldızı gelmiş, ay ve  güneş tutulmuş bütün bunlar bunun işaretleri . Zaten bütün kültürlerde, İslamiyet dininde bu kişinin geldiği zaman bunlar olur dediği her şey olmuş. Şimdi bakıyoruz 30 ile 40 yaşları arasında ortaya çıkıyor yani 1430 ile 1440 yılları arasında ortaya çıkacak deniliyor ve Hz İsa’nın dönüş yaşı olarakta 33 yaşı gösteriliyor çünkü o yaşta göğe çıkmış yani 1400 + 33 1433’den geliyor buda 2012 yılına denk geliyor miladi olarak. O zaman Mekke’de 33 yaşında denk geliyor belki aynı kişi olma ihtimalide bazı alimlerin görüşüne denk geliyor dünyanın tek bir kişi tarafından altın çağa sokulacağına dair bazı görüşler var ama hadislerde bazen Hz İsa mehdinin arkasında namaz kılacak.

Güzin Osmancık

Mutlaka belki ona mürit olacak veya ona tabi olacak.

Erdem Çetinkaya

Ama işte bunlar sembolik diyenler var yani buradaki açık olan bu önümüzdeki yıllar da 2012 ile birlikte insanlığın uyanışı anlamında ve gerçekle hakikatle tanışması anlamında önemli gelişmelerin olacağı anlamına geliyor.

Güzin Osmancık

Peki altın çağ da maksat ne? altın çağın önemi ne olacak yani her şey altın mı olacak ?altın gibi değerlimi olacak, yoksa insanların altına ihtiyacımı kalmayacak.

Erdem Çetinkaya

Nedense hep altın üzerine gidiyoruz. Altın oran, altın çağ  belki altın oranın dünya tarafından tanınıp da bilinmesi  olabilir bu çağa bu yüzden altın çağ denilebilir.

Güzin Osmancık

Belki de, yani o kadar güzel bir çağ yaşanacak ki.

Erdem Çetinkaya

Tabiî ki oda ! yani asıl nedeni odur , yani söylenenlere göre peygamber efendimizin hadislerine göre; bu çağda bütün insanlar adalet ve huzur içerisinde büyük bir bolluk içerisinde yaşayacaklar ve İslamiyet ve barış bütün dünyaya yayılacak ve tek bir devlet ile dinin olacağı söyleniyor . Yani İslam mı birleşecek yoksa dinlerin birleşmesi yeni bir dinin ortaya çıkması değil yani.

Güzin Osmancık

O zaten hep yanlış anlaşılıyor dinlerin birleşimi, aslında zaten dinler yok tek bir din var yani ahhal Hz Adem’e indirildi ama belirli sürelerde yozlaşmalar yaşanmış insan nasıl işte Tevrat’ta namazının kılındığı, kadında tesettürün olduğu halde tesettürün tamamen kaldırıldığı Hıristiyanlık gibi ama neticede Hz Meryem kapalıydı.

Erdem Çetinkaya

Mesela İncil’de; “ Saçları kısa değilse kadın başını örtsün” diyor. Zaten insan doğasında da var örtünmek yani hangimiz çıplak gezdiğimiz zaman utanmayız veya çıplak birisini gördüğümüz zaman rahatsız olmayız insan doğasında olan şey din olarak söylenmiştir.

Güzin Osmancık

Kuran-ı Kerim’de bunu ifade etmek için şöyle der; “Sen Allah’ın senin fıkrasına koyduğu dinine dön ki Allah bütün insanları o dinin üstüne yaratmıştır” yani bu insanın doğuştan getirdiği bir din, aslında sonradan getirilen bir din değil. “Sen” fıkrasında olan özellikle şöyle diyor ne yapman gerektiğini kendi duanı inceleyerek buluyorsun ortaya çıkan şey din oluyor sonsuz üstün bir gücü hayal etme ve ona bağlanma ona sığınma isteği bir hak düşüncesi örtünme temizlenmek tüm bunlar zaten dinin temeli olan insan doğasında da olan şeyler.

Erdem Çetinkaya

Zamanla hep yozlaştığı için dinler demişiz ama neticede Hanif dini tek din altın çağda bu gerçek ortaya çıkacak insanların hepsinin Hanif dinine mensup olduğu ve dinlerin olmadığı ve bütün peygamberlerin Hanif dinini temsil etmek için geldiği ortaya çıkacak o zaman ayrılık ve savaş kalmayacak. Mesela  senelerce haçlı seferleri yapılmış yani din kavgaları yapılmış halbuki kavga edecek hiç bir şey yok hepimiz aynı Allah’ı aynı.

Güzin Osmancık

Aslında ben bu savaşların sebebinin din olduğunu düşünmüyorum yani din alet edilmiş savaşlara yani kimse bir başkasına sen falanca dindensin diye özellikle şu modern çağın savaşlarında görüyoruz özellikle Amerika petrole ihtiyaç duyduğu için Irak’a saldırmış veya başka birçok teori var. Mesela mezhep farklılıklarında da savaşıyorlar. Mesela son izlediğim bir belgeselde gördüm bunu, İngiliz askerleri gidip Irak’ta Sünni bölgesinde ajanlar Arap kıyafetleri içinde halkı taramışlar sonra Şii bölgesinde halkı taramışlar ve bunu ırak hükümeti anlamış istemiş vermemişler ve İngiliz tankları gelip hapishaneyi yıkarak o ajanlar geri alabilmişler tabi bunlar ne derecede doğru bilmiyorum ama bir toplumu yok etmenin en kolay yolu birbirine düşürmek insanları ve bunu yapamıyorsanız da insanların dini duygularını tahrik ederek onlar sizden farklı diyerek size söyle böyle diyorlar savaş açtırmak ve bunu kendi çıkarları içerisinde kullanmak.

Erdem Çetinkaya

Tabi Türkiye’ de senelerce Alevi-Sünni kavgaları oldu yani ne kadar yanlış bir şey.

Güzin Osmancık

Tabiî ki yani hep farklılıkları ortaya çıkartarak yani hiç bugüne kadar savaş nedeni olmamış farklılıklar nedense birden savaş nedeni haline getiriliyor yani bunlar tamamen dış güçlerin bizi kolay yoldan çökertmeye çalışmaları.

Erdem Çetinkaya

Demek ki o altın çağda bunların hepsi son bulacak. Gerçekten çok güzel yani Osmanlıda o sokağa çıktıklarında sadaka verecek insan bulmazlarmış yani öyle bir bolluk olacak ki hiç kimse sadaka verecek insan bulamayacak.

Güzin Osmancık

Zaten zekat kanunun uygulanması ile dünyada ki minimum gelir düzeyi aylık 700 dolara ulaşıyormuş yapılan hesaplamalara göre, yani herkes zekat verse bütün zenginler zekat verse en fakir olanın bile aylık 700 dolar gelir oluyormuş yani bakıldığı zaman zaten çözümün İslamiyet’in uygulanması olduğu apaçık bütün dertlerimizin çözümü yine Kuran-ı Kerimde saklı.

Erdem Çetinkaya

Hepsi onda saklı Allah’ın koyduğu kanunlarda saklı. Malesef insanlar ona uymamakta inat ediyorlar. Mesela işte bir zekat oranında Allahüteala istese bir fakire veremez mi ? gökten helva yağdıran Allah onu vermekten aciz değil ki onda ne yapmak istiyor zenginin elini kullanmak, kulun elini kullanmak istiyor yani.

Güzin Osmancık

Yani şimdi biz Allaha iyilik yapamayız. Allah insanların kendisine nasıl ilgi göstereceğine nasıl kendi rızasını kazanmak için çaba harcamak istediğini görmek için muhtaç insanlar yaratmış, bazı insanları muhtaç hale sokmuş ki ; onlara iyilik yapmak Allaha iyilik yapmak oluyor “Bana iyilik yapmak isteyen onlara iyilik yapsın” diyor Allah ve bizi birbirimizle sınıyor. Emsale Allah bazı şeyler de; “Ben sana geldim, açtım beni kapından kovdun” diyecekmiş ahret’te kulda diyecekmiş ki “Ya rabbi sen hiç acıkırcısın yani sen hiç bizim kapımıza gelirimi sin sen” “ falanca kulum geldi benim adıma senden bir şey istedi sen vermedin” diyecekmiş Allah.  Yani insan oğlu Allah’a iyilik yapamaz ama bir başkasına iyilik yaparak aynı Allah’a iyilik yapmış gibi olacak yani Allah bunu böyle istemiş.

Erdem Çetinkaya

Yani kulun kula yaptığı iyilik Allah’a yapılmış gibidir.

Güzin Osmancık

Kulun kula yaptığı iyilik kendine yapılmış olarak kabul ediliyor.

Erdem Çetinkaya

Evet aynen o şekilde kabul ediyor kendisini sevindirmiş gibi kabul ediyor ve ona göre mükafat veriyor Allah.

Güzin Osmancık

Gerçekten bu zekat sistemi gelmiş olsa bir tane fakirimiz kalmayacak.

Erdem Çetinkaya

Gerçekten günümüzde zaten dünya servetinin yüzde 90 ı yüzde 1 nezrinde toplanmış o kadar büyük bir uçurum var ki fakirle zengin arasında dünyanın neredeyse tüm kaynakları küçücük bir azınlık elinde sırf bunların 40 da birini vermesi ile bütün dünya insanlarının büyük bir servete kavuşmasına neden oluyor

Güzin Osmancık

Mesela bir gazetede okumuştum yani çok ultra lüks bir zümre artık parayı nerede harcayacağını bilemiyor Çin’de altın parçalarının olduğu çorba içiyor.

Erdem Çetinkaya

Evet altın kaplama pastalar filan.

Güzin Osmancık

Evet bir restoran içinde altın kalıpların olduğu bir çorba yapıyor ve onu içiyorlar. Harcayamıyorlar.  İçeceğine bir fakire dağıtsa değil mi ne kadar büyük bir sevap ama işte hırsında sonu yok korkunç bir şey hırs.

Erdem Çetinkaya

Evet maalesef.

Güzin Osmancık

Şimdi o zaman altın çağ altın oranında ayyuka çıktığı tanındığı bilindiği artık insanlar tarafından keşfedildiği bir çağ olur inşallah. Peki sizin aklınıza nereden geldi bunu keşfetmek? keşfedilmişte yani bunu kitaba dökmek incelemek.

Erdem Çetinkaya

Şimdi altın oran sayısı çok eskiden beri biliniyor zaten ama bunun İslami sembollerle Kabe ile Mekke ile arasındaki ilişkisi bu rakamın içerdiği semboller bugüne kadar benim araştırdığım kadarı ile çok bilimsel bir kanıt yok. Hemen hemen hiçbir şey bulamadım yaptığım araştırmalarda. Bu araştırmaya nasıl girdim? Bir Müslüman olarak son derece rahatsızdım İslam’ın batıdaki olumsuz imajından yanlış anlaşılmasından bilim dışı gibi insanlık dışı gibi gösterilmesi her Müslüman’ı rahatsız etmesi gerekiyor, eğer Müslüman’sa… Ve bunun için bir film yapmaya karar vermiştim İslam’ın yanlış anlaşılmalarını gidermesi ve bunun hak dini olduğunu göstermesi için böyle bir filme karar vermiştim ve Allah’a dua ettim bana bir mucize vermesi insanlara sunabilecek bir delil göstermesi için ve bununla birlikte dünya atlasını açmak geldi içimden açtım şuradan göstereyim.

Güzin Osmancık

Yani bu duanızın sonucunda mı oldu?

Erdem Çetinkaya

Evet bundan sonra olan bir şey dünya haritasının enlem boylam haritasının sol alt noktasından sağ üst noktasına bir çizgi çektim ve bu çizginin Mekke’nin içerisinden geçtiğini fark ettim.Nereden kestiğine baktığımda 1.618 yani altın oran noktasından kesmiş ve bundan sonra diğer araştırmalara geçme düşüncesi aklıma geldi ve pek çok altın oran ve İslami sembollerdeki ilişkiler birbiri ardına geldi bundan sonra.

Güzin Osmancık

Evet Allah’ın çok büyük bir lütfü ve Allah’ın çok büyük bir ilhamı ,yani mesela aklınıza harita açmak nereden geldi değil mi? böyle bir şeyden sonra.

Erdem Çetinkaya

Tabiî ki yani özellikle böyle bir çaba içerisinde bulunmaya karar verdikten sonra Allah’a dua edip de böyle bir bilginin kolayca bulunabilecek bir bilgi bugüne kadar insanlığa hidayet verecek bir bilgi olmasına ben Allah’a dua etmiştim. Kuran-ı Kerim’de de orada da insanlara itaat verecek mucizeler vardır ayetinde de bu birleşince gerçekten Allah’ın çok büyük bir lütfü ile karşı karşıya olduğumu anladım. Bu heyecanı yeni yeni keşfettim.

Güzin Osmancık

Diyor ya her şey bir düzen bir intizam içinde yarattık. Yani o kadar büyük bir düzen ve nizam oran var ki her şeyde onun kudretini görebiliyoruz ve ondan sonra çok büyük bir araştırmaya giriştiniz değil mi?

Erdem Çetinkaya

Evet yani altın oran ve İslami semboller ile ilgili pek çok şeyi araştırdım. Mesela insanlarda ki yaratışın en güzel ölçüye sahip olduğunu anlatan bir ayet var . Zeytin suresinde; “İnsanı en güzel şekilde yarattık” diyor. O ayette o surenin içine nizamına baktıktan sonra da altın oran ve simetri görüyorsunuz o en güzel ölçü kelimesi öyle bir yerde kullanılmış ki surenin tam ortasına gelecek bir ayette simetrik bir düzende ve o kelimenin ayet içerisindeki yeri gene altın oran yakın bir şekilde tasarlanmış.

Güzin Osmancık

Yani oranın içinde tekrardan altın oran var.

Erdem Çetinkaya

Tabiî ki ilginç bir şey yani bunun hem edebi olarak mükemmel bir metin oluşturmak hem de o metine altın oranı şifrelemek kesinlikle tesadüfen veya kolay bir şekilde yapılacak bir iş değil.

Güzin Osmancık

Şimdi kitap gerçekten çok muhteşem bir kitap. Çokta güzel bir emek verilerek yapılmış bir kitap, şurada şeyi gördüm ben Hira dağını gördüm. Hira dağının yeri bende çok özeldir. Peygamber efendimize ilk vahiy geldiği yer ama Hira dağı gibi çok kutsal dağlar var acaba onların özellikleri nelerdir yani dağın hayatımızdaki etkisi nedir.

Erdem Çetinkaya

Yani Kuran-ı Kerimde dağların jeolojik etkisi yeryüzünün sabitini değiştirici ve güvenliği sağlayıcı bir jeolojik etkisi olduğundan ,depremleri azaltma etkisinden bahsediyor. Kuranda; “bir kazık olarak onları var ettik”  diyor bu yönüyle insan oğlunun güvenli huzurlu bir ortamın jeolojik olarak yaratıldığı söyleniyor bunun söylenmesi bilimsel açıdan da bir mucize olarak tanımlanabilir çünkü tabi dağların bir kökleri olduğu kazık olduğu depremleri önlediği bilinmiyordu eskiden ve bunu bilinmesi çok zordu.

Güzin Osmancık

Dağların olduğu yerlerde deprem. olmuyor değil mi?

Erdem Çetinkaya

Yani tabiî ki sarsıntıyı engelliyor ve o yüzden evlerin tepelere kayalık yerlere büyük dağların olduğu yamaçlara yapılmasının deprem riskini son derece azalttığı söyleniyor ve manevi olan etkisi şöyle olabilir; psikolojik olarak insanı dünyadan soyutlayan bir yapısı vardır dağların. Biraz daha ilahi bir bakış açısı olarak düşünülebilir. Birde manyetik enerjiler açısından baktığınız zamanda bunun şöyle bir fizik kuralı vardı ; bir elektrik manyetik bir elektrik akımı başka bir yere atlarken ve geçmeye çalışırken bu cismin en uç en sivri noktalarından geçip oradan atlamaya çalışır. Yeryüzünün manyetik enerjileri de uzaya atlamaya geçerken yeryüzünün en sivri noktalarında birleşir tabiî ki bunda dağlar olabilir . Şimdi birde şöyle görüşler var mesela bazı dağların farklı enerjileri topladığı yoğunlaştırdığı bazıların iyi enerjilerini topladığına dair görüşler de var Hz İsa’nın zeytinlik dağı Hz Musa’nın Sina dağı peygamber efendimizin Hira dağı, bunların mistizme ve ruhaniyete açılan manevi duyguları beslediğine dair görüşler ağırlıklı. Doğal olarak kutsal kitaplarda da bu şekilde geçiyor ama her dağ böylemidir bilemeyiz.

Güzin Osmancık

Bilemeyiz öncelerde peygamber efendimizin hep o dağa çıkarak değil mi Allaha yöneldiği.

Erdem Çetinkaya

Evet inzivaya genelde dağda çekilmiştir.

Güzin Osmancık

Ve  o peygamber efendimizin Hira dağı çok enteresan o kadar küçük ki ben onu böyle büyük bir dağ çok azametli bir dağ olarak düşünüyordum. Azametli derken orada diyor ki Cebrail As. ile karşılaşıyor sonra Cebrail As. ona gerçek yüzünü gösteriyor melek yüzünü kanatlarını filan o kadar büyük bir alan kapladığı düşünülüyor ki o kadar küçük bir alan ki zaten mağarada mağara değil yani başınızın üzerinde sadece bir taş tek bir insan secde ettiği zaman bile belinden aşası dışarıda kalıyor dolaştığı yerde şöyle şu kadar bir yer 3-4 kişi bir araya gelse o mekana sığamayacak öyle bir yer ama oraya çıktığım zaman inanılmaz bir ruhaniyeti var çok çok güzel yani demek ki oralarda çok farklı bir şeyler var ki peygamberler hep öyle yükseklere çıkıyorlar.

Erdem Çetinkaya

Zaman zaman benimde başıma geliyor, pikniğe gittiğimiz zaman bir kır gezisinde bir yerden geçerken sanki orada farklı bir şey olduğunu hissediyorsunuz orada hiçbir şey yok ama durup etrafınıza bakıyorsunuz sanki size farklı bir şey varmış gibi hissettiriyor o mekân bazı şehirlerde de böyle şeyler oluyor mesela bir yerden bir yere giderken bir şehre girdiğiniz zaman sanki birden atmosfer değişir konu değişir hissettikleriniz değişir .Bu şehirlerinde insanlar gibi duygularının ruhlarının olmasından kaynaklanıyor o şekildeki insanlarında duyguları da ona etki ediyor yani telepatik bir ağın içine giriyorsunuz ve o ağın içine girer girmez o duygu sizi çekiyor mesela cami içine girdiğiniz zaman o huşu içerisinde ibadet eden insanların bıraktığı o pozitif enerji sizede huzur verecektir.

Güzin Osmancık

Mesela camiye giren bir alkoliğin hiçbir zaman canı orada içki istemez veya bir sigara tiryakisi camide oturduğu müddetçe canı hiç sigara içmek istemez yani orada çok farklı bir ruhaniyet var ki orada o nefsindeki hâkimiyeti bir anda bıraktırıyor mesela İstanbul da da çok farklı bir ruhaniyeti var değil mi maneviyat olarak İstanbul.

Erdem Çetinkaya

Evet, doğrudur tabi mutlaka vardır tabi içinde kaldıkça başınıza gelen olaylar o şehrin hakkındaki değerlendirmesini i etkiliyor ama bende İstanbul’a gittiğimde o maneviyatı hissetmiştim

Güzin Osmancık

Eski İstanbul da çok daha farklıydı ama yinede İstanbul o maneviyatını kaybetmeyen bir şehir. . Şimdi süremiz çok kısaldı ,bilim adamları bu konuya nasıl bakıyorlar onaylıyorlar mı onaylamıyorlar mı ?

Erdem Çetinkaya

Şimdi ben bu keşfi yaptıktan sonra tabi İslamla ilgili bir şeyler söylerken çok dikkatli olmak gerektiği için bilim adamlarına danışma gereği hissettim coğrafyacının matematikçinin ve bir kaç bilim adamının daha incelemesinden geçmesi için çaba harcadım ve onlar incelemelerini yaptılar ve bu meselenin doğru olduğunu ve hesaplamaların doğru yapıldığına dair onaylanmış belgeleri hazırladılar ve bunları bizden isteyen bazı devletlerin liderleri oldu ve onlara gönderdik yurt dışında bazı bilimsel kuruluşlara gönderdik ve eğer bunlar olumlu sonuçlanırsa inşallah uluslar arası güzel bir dönüşüm olacak.

Güzin Osmancık

Erdem bey çok değişik bir teknoloji ile animasyonlar filmleri hazırlıyorsunuz ve bunu da filme döktünüz değil mi yani sinema filmi olarak hazırladınız.

Erdem Çetinkaya

Belgesel sinema filmi.

Güzin Osmancık

Tamamen bilgisayarda mı hazırlandı ?

Erdem Çetinkaya

Yok, gerçek çekilen sahneler de var ama ağırlığı bilgisayar teknolojisi sahneleri ile oluşuyor ve Hollywood da Amerika da kullanılan teknolojiler kullanılıyor bu filmde. Görsel olarak yabancı filmlerde belgesellerde gördüğümüz teknik kalite üstünlüğü ne ise bunda da inşallah aynısını göreceksiniz bunu özellikle böyle yapmaya çalıştık çünkü Müslümanlar olarak bilim ve teknolojiyi takip edemez olarak bilinen imajını da yıkmak istiyoruz. Bir Müslüman da dilerse eğer, bunlarla yarışabileceğini göstermek istedik ve bu meselede en güzel şekilde anlatılması en iyi fikirlerle en vurucu şekilde anlatılması bununda hakkını vermek için elimizden geleni yapıyoruz bunun için tabiî ki bunu yapmak pek çok zorluğu yanında getiriyor işte sponsora ihtiyacımız oluyor yapımcıya ihtiyacımız oluyor bu konularla ilgili görüşmelerimiz de devam ediyor tekliflere de açığız eğer bizlere katılmak isteyen olursa mutlaka.

Güzin Osmancık

Böyle bir projeye mutlaka çok büyük sponsorlar talip olmalı diye düşünüyorum.

Erdem Çetinkaya

İnşallah, bizlerde bekliyoruz.

Güzin Osmancık

Evet buradan da duyuruyoruz Kabe’nin sırrı sponsora ihtiyacı var film hazır değil mi?

Erdem Çetinkaya

Film bitmek üzere az bir kısım kaldı yaklaşık % 20 filan kaldı ama en zor sahneler geriye kalanlar en çok bütçe gerektiren sahneler. Bu arada filmde anlatılanların sadece 3 de 1 i kitapta var yani her türlü gizemi kitaba verip de gelmemezlik yapmasınlar filme.

Güzin Osmancık

Ama yani görsellik çok güzel, çok güzel görseller var mutlaka filmi çok farklı olacak.

Erdem Çetinkaya

Evet, kutsalgizemler.com dan da takip edebilirler filmle ilgili gösterim tarihini.

Güzin Osmancık

Yani şu anda film tarihi belli değil.

Erdem Çetinkaya

Önümüzdeki aylarda gösterime girecek çok bekletmeyeceğiz inşallah izleyenleri.

Güzin Osmancık

Çok teşekkür ediyoruz bizde böyle güzel bir proje için böyle bir güzel bir kitap için ve bu kadar güzel araştırmalarınız ve gayetinizden dolayı çok teşekkür ediyoruz . Pogramımıza da katıldığınız içinde teşekkür ediyoruz. Süremiz doldu ben programı kapatmak zorundayım. Çok hızlı geçti ,çok bilgiler öğrendik sayenizde. Seyircilerimiz adına da çok teşekkür ediyorum.

Erdem Çetinkaya

Ben çok teşekkür ediyorum bana bu fırsatı verdiğiniz için.

 


Miva Film Showreel                                                               

JavaScript is disabled!
To display this content, you need a JavaScript capable browser.
  

vimeodan izlemek için tıklayınız

 


Kutsal Gizemler

JavaScript is disabled!
To display this content, you need a JavaScript capable browser.

vimeodan izlemek için tıklayınız

 


Wild Dragon TV Commercial 

JavaScript is disabled!
To display this content, you need a JavaScript capable browser.

vimeodan izlemek için tıklayınız 

 


Termikel Tv Reklamı

JavaScript is disabled!
To display this content, you need a JavaScript capable browser.

vimeodan izlemek için tıklayınız

 


Xibe-extrem version

JavaScript is disabled!
To display this content, you need a JavaScript capable browser.

vimeodan izlemek için tıklayınız

 


 

fturecity

Kutsal Gizemler Serisi ile Altın Oran ve Altın Çağın başlangıcı arasında bir ilişki var mı?

Tüm kültürlerde ve dinlerde müjdelenen barış, sevgi ve inanç çağı için neden Işık çağı, elmas çağ, bilgi çağı yada inanç çağı değilde "Altın Çağ" ismi verildiğini biliyor muydunuz?

Belgeseldeki önemli konulardan Altın Oran dengesi, Dünyanın Altın noktası, Altın hat mucizesi, Altın siluet gibi mucizelerin tamamı da altın oranla ilgili bağıntısı nedeniyle "Altın" ismini almıştır. Bu mucizelerin keşfi ve dünyaya açıklanıp yayılması ile başlayan süreç pek çok gelişmenin art arda yaşanarak yine "altın" ismiyle anilan bambaşka bir çağın başlamasına neden olabilecektir.

Kutsal Gizemler Yayınlarından bir ilk daha! Kuran'ın gerçekten Allah'ın sözleri olduğunu ispatlayan yeni bir mucize: Simetrik Kitap;Kuran bilimsel kanıtlarıyla artık yayında.

Tüm insanların ve hayvanların yüzlerinde ve bedenlerinde, tüm gezegen ve yıldızlarda, ışığın bir nesneye çarptığında yaptığı açılarda, tüm moleküler yapılarda, tüm kar kristallerinde, tüm düzgün çokgenlerde tamamının yaratıcısının aynı sanatkar olduğunu sanki haykırıcasına vurulmuş ilahi bir mühürdür SİMETRİ.

Kuran'ı Kerim Yüce Yaratıcının en harikulade eserlerinden birisi olarak simetrik tasarım mührünü en somut şekilde taşır. İç içe nakşedilmiş yüzlerce simetri örneği ve baş döndürücü görünümü ile bu hikmetli kutsal kitap eşsizliğini ve ilahiliğini, asla değiştirilemeyen kusursuz yapısını tüm dünyaya yüksek bir sesle ilan eder.

Akıl sahibi ve biraz olsun araştırmayı seven her insan görecektir ki; Kuran'ın sure ve ayet numaralarını oluşturan sofistike matematiksel yapının insan ürünü olması kesinlikle imkansızdır ve benzeri bir sayı serisi asla bir insan tarafından oluşturulamaz.

İlahiyat doçenti ve Yüksek matematik eğitimine sahip yazarımız Doç. Dr. Halis Aydemir, pek çok akademisyen ve matematikçinin inceleyip onay verdiği, hazırlanması yıllar süren bu harikulade çalışmasını Kuran yılı ilan edilen 2010 yani Kuran'ı Kerim'in indirilişinin 1400. yılında tüm dünya ile paylaşıyor.

Rakamlanmış bir kitaptır O. Yakınlaştırılmış olanlar tanıklık eder ona. ( Ayet, 83/20-21)


Kutsal gizemler serisinin bir parçası olarak belgesellerimizde özetini izleyeceğiniz bu çalışma şimdiden pek çok dile çevrilmeye başlandı.

“Allah her şeyi ilmiyle kuşatmış ve her şeyi bir bir sayıp kaydetmiştir”(Ayet, 72/28)

Cennetin ve Muhteşem Yaratıcının cemaline uzanan yolu tarif eden ilahi bir define haritası olan Kuran'ı Kerim'in bu büyük ve müthiş iddiasını doğrulayan her kanıt hiç kuşkusuz o hazinenin anahtarı kadar kıymetlidir.

Kutsal Gizemler Serisi Dünya'nın en değerli bilgilerini ve en büyük haberlerini taşıyan Kutsal Kitabın ikna edici kanıtlarını gözler önüne seriyor. Akla dayanan ve delillerle yön alan modern dünyada bu kitaplar yeni bir mistik inanç çağının kapılarını aralayabilir mi? Bunu hep birlikte göreceğiz...

 

Antik Yunan kültüründen, kutsal kitaplara ve İslam kültüründen doğu dinlerine kadar her kültürde güçlü şekilde anilan ve haber verilen bu Çağın sırları hakkında biraz araştırma yaptık.

 

21, 12 simetriyi ifade ediyor aynı zamanda. Ve tarihin geri kalanını oluşturan rakamlar yine 1 ve 2 den oluşmuşlar.

 

21.12.2012 de ki tüm Rakamlar altın oranı saglayan Fibonacci dizisindeki ilk 4 rakamı temsil ediyor.

 

Matematikte küçük sayıların birbirine bölümünde altın oranı tam olarak elde etmek imkansız fakat yine de 21in ve 20 nin 12 ye oranı altın orana son derece yakın.

 

2012, kendisini oluşturan 20 12 20 ve / 12 = 1.666 ... ile iki ilahi mühür olan simetri ve altın oranın üzerine kazındığı bu tarihin islami açıdan da içerdiği pek çok gizem var.

 

 

Sponsorluk


Filmlerimizin tamamlanması ve tüm dünyaya tüm dillere çevrilerek hedefimiz olan en az 5 milyar insana izletilmesi için lütfen sponsorluklarınızla destek olunuz. İletişim bölümünden bize ulaşabilir ve tekliflerinizi sunabilirsiniz. Dilerseniz sitemize dilerseniz çıkaracağımız kitaplarda ve filmlerde tanıtımlarınızı bulundurabilirsiniz.

Ortaklık

Birlik olarak ve yürekten inanarak büyük bir güç ortaya koyabilir ve önemli işler başarabiliriz. Filmlere sermayeniz ölçüsünde yapımcı ortak olarak katılıp bu misyonun devam etmesi için hem mantıklı ve akılcı hemde inançlarımız doğrultusunda harikulade bir sisteme birlikte dönüştürebiliriz. Lütfen iletişim bölümünden şartlar için bağlantı kurun.
 

 


 

Dünyanın altın oran noktası olarak kabul edilen Müslümanların kutsal mekanı Kabe'nin sırrı ne? İstanbul Kudüs Mekke haritası altındaki altın hat mucizesinin tüm detayları Kabe'nin sırrı adlı kitabın genç yazarı Erdem Çetinkaya dünya haritası üzerindeki gizemli sırrı ilk kez Saba Tümer'le paylaşıyor

SABA TÜMER:

Ve bu geceki ilk konuğumuz Erdem Çetinkaya, Erdem Çetinkaya kim diyeceksiniz Kabe'nin Sırrı isimli yeni kitabın yazarı. Bu Kabe'nin Sırrı benim bir kitapevinde çok ilgimi çekti bende aldım ve sizi de davet ettik eksik olmayın kırmadınız bizi geldiniz hoş geldiniz

ERDEM ÇETİNKAYA

Hoşbulduk.

SABA TÜMER:

Şimdi Kabe'nin sırrı ile ilgili detayları sizden alacağız ama siz şimdi bu kitapta ilk başta altın orandan bahsediyorsunuz, öncelikle izleyicilerimize altın oranın ne olduğunu açıklayalım daha sonra altın oranın sizin hayatınıza nasıl girdiğini ve bu araştırmalarınızı konuşacağız. Altın oran nedir?

ERDEM ÇETİNKAYA Altın oran basitçe ifade etmek gerekirse bir doğrunun en mükemmel yerinden bölünmesi anlamına gelir. Matematikte mühendislikte pek çok yerde karşımıza bir sayı olarak çıkıyor altın oran 1,618 olarak tarif ediliyor. Fibonacci dizisinde Leonardo da vinci'nin tablolarında bir çok mimari eserde bu oran kullanılır. Yani bir şekli tamamlayan temel ölçülerin birbirine oranı 1,618 sayısını verdiği zaman o şekil için altın orana uygun diyebiliriz

SABA TÜMER:

Her yerde altın oran var mı?

ERDEM ÇETİNKAYA

Her yerde altın oran var dememiz çok zor, ama en seçkin en güzel, insanoğluna en estetik gelen her şeyde altın oran oluğunu söyleyebiliriz.

SABA TÜMER:

Mesela bir insanın yüzüne  güzel diyorsak en başından başlayalım bir insanın yüzüne güzel diyorsak o kişinin yüzünde altın oran mı vardır?

ERDEM ÇETİNKAYA

Evet, kesinlikle Dr. Steven Marcaut Amerikalı bir estetik doktoru, 25 yıl bi araştırma yapmış ve bütün dünyayı kapsayan bilimsel bir deney gerçekleştirmiş. Yüz hatları altın orana uygun olmayan insanları hiç kimse güzel bulmazken altın orana uygun yüz hatlarına sahip insanları herkes güzel bulmuş. Bunu kendi üstünüzde de görebilirsiniz, mesela yüzümüzün uzunluğu ile genişliğine olan oranı bire bir olsa yani birbirine bölünse, sonuç 1 olsa yuvarlak bir yüz ortaya çıkıyor yani orantısız bir yüz ortaya çıkıyor mesela burnumuz normalden  biraz uzun olursa yani yüzdeki bu oran bozulursa bakın insanlar orantısız bir yüz olarak bunu tarif ediyorlar içgüdüsel olarak. Çünkü doğamızda bu var . Dna mıza dahi işlenmiş bir oran altın oran ve bir yüzün altın orana uygun olup olmadığını matematik bilmeyen bir kişi dahi içgüdüsel olarak bakınca anlayabiliyor ve orantılı yüz orantısız yüz olarak bunun ismini koyabiliyor

SABA TÜMER:

Siz önsözünüzde diyorsunuz ki aşk ve güzellik birbiri ile son derece ilintiliydi

ERDEM ÇETİNKAYA

Bunu kabul etmek lazım ki hiç kimse yüzü tamamen deforme olmuş veya yüz hatları yüz oranları birbirine tamamen uyumsuz olan bir insana karşı ilk görüşte en azından bir çekim hissetmez. Yani genel geçer bir şey söylüyorum. Herkes böyle olmayabilir ama genel bir gerçek.

SABA TÜMER:

İnisiyatif olarak söylüyorsunuz .

ERDEM ÇETİNKAYA

Tabi ki ilk görüşte mutlaka bir çekim etkisi oluşturuyor güzellik ve bu orana sahip olmakta insanı güzel kıldığı için bu insana daha çekici daha çekici geliyor, aşık olunması daha kolay oluyor.

SABA TÜMER:

Sizin kitabınızın ön sözünde diyorsunuz ki "altın oran kavramı hayatıma ilk kez çocukluğumda aşkı ararken girmişti. Kainatın yaratılmasına neden olan bu mükemmel duygunun kaynağını bulabilirsem gerçek aşka ve onun yüce sırrına sahip olabileceğimi düşünüyorum" şimdi küçük yaşlarda çocukluk döneminde bu kavram nasıl hayatınıza girdi?

ERDEM ÇETİNKAYA

Şöyle aslında benim Tanrı'yı arayış sürecindeki yolculukta bu sayının karşıma çıkmasının özel bir anlamı olduğuna inanıyorum ben, çünkü benim felsefemde Allah en çok aşka benziyor o yüzden biz birini sevdiğimizde şairler diyor tapınıyorum teşbihte hata olmasın tabi bir kuldur herkes, ama içimizdeki his onu ilahlaştırır, yanlışta olsa dinen bu biz ona hiç olmadık özellikler atfederiz ve bu hissiyatın oluşmasına neden olan şey 1,618, onun yüzünde gördüğümüz onun vücudunda gördüğümüz onun hareketlerinde gördüğümüz 1,618. yani güzelliği bize bu duyguyu oluşturuyor. İlk etapta yani bunun ilahi bir oran olması fibonacci dizisinde de göreceğiz diğer yerlerde İslam dininde de göreceğiz bunun ilahi bir sayı olduğu ve uluhiyeti simgelediği açık bu sayının bu yüzden aşkla arasında böyle bir ilişki vardır.

SABA TÜMER:

Peki sizi ben biraz izleyicilerimizi de ısındırmak istiyorum, yani Kabe'nin Sırrı'na da geçeceğiz tabi kitabınızın ismi de o ama sizin altın oranla bir takım mesajlar mı geliyor mesela siz araba alıyorsunuz bir anda ve plakası da o çıkıyor o hikayeyi de bir anlatın sonra Kabe'ye geçeceğiz


ERDEM ÇETİNKAYA

Şimdi altın oranla bu kadar yoğun ilişkili bir hayatım olmaya başlayınca, son dönemlerde hayatımda başka yerlerde altın oran var mı? diye bakma gereği hissettim aracımın plakasına baktığım zaman kitapta hafif esprili bir şekilde anlattım altın oran rakamlarının yer değiştirmiş şekilde olduğunu fark ettim.Zaten yer değiştirmemesi mümkün değil başında sıfır-altı olması gerekiyor gerisi altın oran rakamları olduğu gibi duruyor. Doğum tarihim vs. bir kaç yerde daha görünce yani hiçbir şeyin kaderin dışında olmadığı benim zaten altın oranla ilgileneceğim hayatımın bir  parçası olduğu bana kaderimi yazan güç tarafından bir şekilde söylenmiş.

SABA TÜMER:

Hatta doğum tarihinizde de bu sayılar varmış.

ERDEM ÇETİNKAYA

Evet.

SABA TÜMER:

Peki bunları ne zaman araştırma ihtiyacı hissettiniz? Yani nasıl akıl ettiniz nasıl araştırdınız çünkü çok uzun bir araştırma süreci olmalı gerçi ilk başta izleyicilerimizi de uyaralım. Şimdi altın oranla ilgili Erdem Bey kitapta ilk başta baya matematiksel bilgilerde var tabi anlayana ben onları anlamadım anlamadığım için demeyim de pek sevmediğim için aram pek olmadığı için daha sonraki kısımlar tabi onları da okuduğumda daha sonraki kısımlar beni çok daha fazla cezp etti şahsen fakat çok detaylı bir şekilde çok güzel  bir şekilde her şekilde onları  ifade ediyorsunuz, anlatıyorsunuz kitabın içinde gerçekten önsözünde de kendiniz diyorsunuz ki yani o matematikle pek bir işiniz yoksa diğer sayfalara geçin hani zaten kaldığınız yerden devam ediyorsunuz pek bir şey kaybetmiyorsunuz diyorsunuz. Peki bu Kabe'nin altın oran olduğunu nereden buldunuz?

ERDEM ÇETİNKAYA

Evet, benim altın oranı araştırma sürecim çocuklukta bir miktar olmuştu. Hani bu güzelliğin sırrı neden insanlar neye göre güzel oluyor , bunun bir açıklaması var mı matematiksel bir karşılığı var mı insanlar neye göre aşık oluyor diye araştırmıştım bir süre ama...

SABA TÜMER:

Var mı aşkın bilimde bir tanımı?

ERDEM ÇETİNKAYA

Yani az önce ifade ettiğim gibi yüzü altın orana uygunsa ilk görüşte daha bir çekici hala geliyor ama aşk çok kompleks bir duygu yani sadece bir rakamla yüz güzelliğiyle vücut güzelliğiyle bunu açıklamak doğru değil ama altın orana tekrar bir dönüş yapıp çok daha ciddi bir şekilde araştırmaya başlamam şöyle bir olayla olmuştu. Bildiğiniz gibi ben reklam filmi yönetmenliği yapıyorum Dünyanın daha güzel bir yer haline gelmesi İslam yani barış dininin selam dininin dünyada tanınması doğru şekilde lanse edilmesi imajının bunun için üzerime düşeni yapmaya karar vermiştim bir Müslüman olarak bir film yapmaya karar vermiştim. Batıdaki İslam'ın kötü ve olumsuz imajını düzeltmek için bir çaba harcamam gerekiyordu ve Allahtan bana bir mucize bir delil göstermesi için yani insanları ikna edecek delillerini  ve bir mucize göstermesi, bir işaret göstermesi için dua etmiştim. Yani masama oturup çalışmak geldi içimden dünya haritasını açtım.

SABA TÜMER:

Tamamen hissiyatla gittiniz yani ilk başta.

ERDEM ÇETİNKAYA

Evet Evet. Hissiyat yani vahiy gelmedi... Dünya haritasını ilk açıp çalışmaya başladığım zaman çapraz bir çizgi çekmek geldi içimden ilk yaptığım oydu, buradan başlayıp buraya doğru ve bu çizginin Mekke'yi kestiğini gördüm ve sonra nereden kestiğine bir baktım ki 1,618 noktasından kesmiş. Buradan yola çıktım, bu inanılmaz bir şeydi çünkü bizim mesleğimizde pek çok yerde bulunur bu ressamlar sanatçılar grafikerler 1,618 sayısı çok sık kullanılır yani 3 de 1 kuralı olarak geçer basitçe 3 de 1 kuralı denir buna ve böyle başladı bu araştırmam ve yeni yeni bir çok keşfin gizemin ortaya çıkmasına neden oldu bu sadece Kabe ile sınırlı kalmadı.

SABA TÜMER:

Peki bu daha önce matematik bilimcilerinin fark edemediği bir şey miydi?

ERDEM ÇETİNKAYA

Şimdi altın oran yaklaşık 3 - 4 binyıldır bilinen bir sayı, fakat bunun İslami sembollerle Kabe'yle Kuran'la etkili olması yeni keşfedildi yan bunu eskiden birisi keşfettiyse de gün yüzüne çıkmamış çünkü ben çok fazla araştırdım hiç bir bu konuyla ilgili doneye rastlayamadım yani biri bulup da söyleyemediyse artık bilemiyorum yani...

SABA TÜMER:

Peki Erdem Bey Kuran ı Kerim'i okudunuz mu?

ERDEM ÇETİNKAYA

Evet.

SABA TÜMER:

Bunları daha önceden mi okumuştunuz?

ERDEM ÇETİNKAYA

Elbette baştan sona okudum Kuran-ı Kerim'i. Fakat bu araştırmaları ve gizemleri keşfettikten sonra yeniden acaba bunlarla ilgili Kuran-ı Kerim'de bir işaret var mı diyerek bakmak istedim. İlk baktığım ayet Mekke'de ki ve Kabe'de ki mucizeleri anlatan ayet Ali-İmran süresinin başlangıcında bir ayet; orada diyordu ki; "yeryüzündeki insanlar için yapılan ilk ibadet evi bekkedekidir" . Bekke Mekke'nin Tevrat'ta ki adı yani eski adı ve devamlı diyordu ki ayetlerde orada apaçık mucizeler deliller ve İbrahim'in makamı vardır diyordu. Yani bir yerde bir mesaj göndermiş yani Mekke'ye bakın orada mucizeler var insanlara deliller var birtakım mucizeler var apaçık deliller var ve bunu görmek beni daha da çok yeni başka delillerde bulabilirim düşüncesine sürükledi. Çünkü orada mucizeler ifadesini kullanıyor yani sadece tek bir mucize değil çoğul eki vardı beni araştırmaya daha da çok itti.

SABA TÜMER:

Peki neler buldunuz araştırmalarınız içerisinde? Yani Hz. İbrahim'in Hz. Adem'in Mekke ile olan bağlantısından da başlayabilirisiniz yada nerden istiyorsanız oradan anlatmaya da başlayabilirsiniz. Çünkü onlarda bu söylediklerinizin içerisinde zannediyorum ki okuduğum kadarıyla.

ERDEM ÇETİNKAYA

Evet yani, çok değişik boyutlara götürdü bu bilgiler beni aslında yani İslam dininin halk tarafından sanılanın aksine Hz. Muhammet tarafından başlamadığının aslında ezelden beri başlayan bir din, o ibadet şekillerinin aslında kozmik bir ibadet şekli olduğunun farkına varmama neden oldu. Zaten Kuran'ı Kerim'de bütün peygamberlerin Müslüman olduğunu ve sadece İslam dinini tebliğ ettiğini söylüyor yani farklı farlı dinler yok Allah katında yani o Kuran-ı Kerim'de de bütün peygamberlerin Müslüman olduğunu ve sadece İslam dinini tebliğ ettiğini söylüyor farklı farklı dinler yok Allah katında yani o Kuran-ı Kerim'de de açıkça söylenmiş Allah katında tek din İslam'dır. Yani bunun tebliğini yapmıştır bütün peygamberler diye buda bir teslimiyet gibi tek Tanrıcılık dini olarak tabir edilmektedir. Peki bu haç ibadeti neden ezeli bir ibadet aslında, neden kozmik bir ibadet? Bunu keşfetmek beni çok büyülemişti. Bildiğiniz gibi bütün yıldızlar galaksiler gezegenler bir merkezin etrafında dönüyorlar ve yıldızlara baktığımız zaman hem kendi etraflarında hem de bir merkezin etrafında dönüyorlar ve titriyorlar ve hafif bir salınım halinde bu dönüşlerini gerçekleştiriyorlar ve Allah'a boyun eğen her cisim atomlar moleküller aynı şekilde ibadet ediyorlar ve Kuran-ı Kerim'de de bu bahsedilmiştir. Yani hac eylemini aslında bir merkezin etrafında dönme ibadetini aslında buttun kainat yapıyor ve insanda hür iradesiyle tanrıya boyun eğdiğinin bir göstergesi olarak o merkezin etrafında dönmesi emredilmiş, yani bir kozmik boyun eğişin bir itaat etmenin bir kurallar bütününe tabi olmanın, bir kabul edilişi simgesi haline gelmiş ve zaten bir şeyin etrafında dönmenin de mesela edebiyatta aşkın simgesi olarak görülür yani pervane olmak bir şeyin etrafında dönmek diye...

SABA TÜMER:

Kitapta da demişsiniz Kabe'nin etrafında gerçekleşen tavaf Dünya'nın etrafında dönmeyi sembolize eder diye bir cümleniz var.

ERDEM ÇETİNKAYA

Aslında her şey. O başkasına ait bir söz ama ben araştırmalarımda da bunun her cisimde olduğunu gördüm. Her cismin standart ibadet şekli bu şekilde bir dönüş eylemi ve titreyerek bir merkezin etrafında dönmek.

SABA TÜMER:

Peki Kabe'nin Dünya'nın altın oran noktasında bulunuyor olması ne demek?

ERDEM ÇETİNKAYA

Şimdi İmam Bakır As. bir kitabında söyle yazıyor. Hz Adem'le Allah'u Teala arasında gecen bir konuşmada Allah demiş ki ben Kabe'yi kendi nefsime en güzel gelen yere koydum demiş. Yani insan nefsinde en güzel gelen yer göze neresi gelir? Altın orana en uygun olanı , insan vücudun da nefsinde bunu kullanıyorsak demek ki bizim nefsimize en uygun gelen oran bu dünya üzerinde de demek ki o orana koyulmuşsa bu hakikati ifade eden bir sözdür. Bu ilahi bir konumlandırmadadır. Çok açık.

SABA TÜMER:

Peki biraz daha ben sizden konuları açmanızı rica edeceğim. Şimdi Mekke şehrinin önemine ve tarihine gelirsek , sizin bu içindekilerden gidelim daha sonra Kabe'nin içine gideceğiz Kabe'nin içinde neler  var

ERDEM ÇETİNKAYA

Kabe insanlar için ilk ibadet yeri olarak inşa edilmiş demek ki ilk insandan beri var. Zaten tarihte de bunun doğrular nitelikte kökeni  bilinmeyecek bir iz taşıyor hangi tarihe hangi bölgeye bakarsanız bakın Kabe'ye ait bir iz görüyorsunuz, işaret görüyorsunuz. Kabe'nin Allah katında bu kadar önemli olmasının bir başka nedeni de Hz Adem'in ilk kez Allaha orada yalvarması ağlaması günahlarından tövbe etmesi yeryüzüne indirildiği zaman ve bu iki sevgilinin ilk buluşma yeri gibi de düşünülebilir. O yüzden Allah katında çok önemli bir yer ve oradaki her şey mesela hacerulesvet köşe taşı oda çok önemli. Aynı bu insan oğlu ile Allah arasında sözleşmenin bir ifadesi gibi. Yani Kabe bir yüzükse hacerulesvet de onun taşı gibi bunu simgeleyen. İnsan her tavaf ettikten sonra hacerulesvet'i görüyor Hz Adem de bu yüzden o taşı oraya koymuş ve her dönüşünde saymış şimdi bir tavaf ettim 2 tavaf ettim diye saymış. böylece o taş her gelene şahitlik yapıyor. Yani bu kişi geldi ve Allahın emrini yerine getirdi ve onun bütün varlıklar gibi bütün galaksiler gibi bütün yıldızlar gibi bir merkezin etrafında onun ekseninde dönerek bütün varlıklardan büyük ve üstün olmadığını kabul ederek küçüklüğünü ilan etti gibi bunun şahitliğini yapıyor bu taşta ve birçok rivayete göre bu taş konuşturulacakmış ve tekrar cennete alınacakmış geldiği yere.

SABA TÜMER:

Peki Hz İbrahim ile ilgili bölümü de anlatabilir misiniz?

ERDEM ÇETİNKAYA

Hz Ademden sonra rivayetlere göre Kabe pek çok kez doğal afetler nedeniyle belki de başka nedenlerle tahribata uğruyor ve yeniden yeniden pek çok inşaata uğruyor bu inşaatlardan biriside Hz İbrahim ait. Hz İbrahim oğlu İsmail'in yanına gidiyor ve Kabe'nin temellerini bulup yeniden inşa ediyor Kuran-ı Kerim'de ki o ifade de çok ilginçtir. Kabe'yi inşa etti değil, temellerini bulup yükseltti diyor. Yani zaten Hz İbrahim'den çok daha önce var olduğunu ve onun temellerinin bulunup o temellerin yükseltildiği anlamına geliyor. Peygamber efendimiz zamanında da Kabe yeniden inşa edilmiştir. Fakat orada çok ilginç bir durum var, peygamber efendimize peygamberlik gelmeden 5 yıl önce Kabe inşaa edilirken peygamber efendimizde o inşaata katılmış Kabe şu ankinden daha farklı bir yapıdaymış. Mesela şu anda küp şeklinde fakat o zamanlar dikdörtgen şeklinde imiş. Ve ölçüleri de 32 zira ya 20 zira en uzun duvarı 32 zira en kısa duvarı 20 zira bunun birbirine oranı da 1,6 yani altın oranı veriyor. Güncel modern metotlarla ölçtüğünüz zaman 21 metre ye 13 metre yaklaşık çıkıyor buda altın oranı veriyor bu da hicri ismaili yani Kabe'nin hemen yanında bir yarım daire vardır bilirsiniz o yarım daire içine alacak şekildeymiş. O zamanlar hem malzeme yetmediği için kısa şekilde inşa edilmiş, yani Kabe'nin orijinal inşasında bile altın oran varmış, ilk melekler tarafından inşa edilmesinde bile altın oran varmış aslında .

SABA TÜMER:

Siz hiç gittiniz mi?

ERDEM ÇETİNKAYA

Hiç nasip olmadı şu ana kadar gitmek, çok istesem de gidemedim maalesef.


SABA TÜMER:

Bu kadar araştırdıktan ve yazdıktan sonra gidememiş olmanız gerçekten üzücü.

ERDEM ÇETİNKAYA

Şimdi gitmek için hemen girişimlerde bulunmuştum aslında ama,  bir yandan
belgesel çalışmaları yapıldı sinemaya vizyona sunulması için kutsal gizemler
belgeseli onun çalışmaları...

SABA TÜMER:

Peki kutsal gizemler belgeselinin bununla bir alakası var mı? Yoksa bu başka bir şey mi?

ERDEM ÇETİNKAYA

Kutsal gizemler belgeseli yaklaşık üçte biri bu kitapta var. Geri kalan
kısmını belgeselin içindeki tüm gizemler ortaya çıkmasın diye hepsini açıklamadık.
Ve filminde bir öncüsü gibi olsun istedik. Bu kitap daha ayrıntılı versiyon olsun diye
istedik bu ilk 1/3 lük kısmını bütün bunlarla uğraşınca hizmetle insanlara iyiyi
güzel anlatma gayesi ağır bastı ve bir müddet ertelemek zorunda kaldım.

SABA TÜMER:

Kısmetse ne zaman gidebileceksiniz artık?

ERDEM ÇETİNKAYA

Yani onu tabi bilemeyiz ama benim planım bu sene bitmeden gitmek istiyorum.

SABA TÜMER:

Bir izleyicimiz sorar; bütün dinlerin Arap topraklarında doğmasının sebebi nedir diye?

ERDEM ÇETİNKAYA

Çok acık; pek çok hadislerde de söylendiği gibi Hazreti Adem ilk kez Mekke'ye
geliyor tövbe etmek için. Allah'ın kendisine en mübarek en seçkin yer olarak gösterdiği
yere gelip o kendisine gösterdiği ilk ibadet evinde Allah'u Teala'ya ibadet ediyor ve
insanlık buraya Mekke'den yayılıyor. O yüzden buraya şehirlerin anası der Kuran-ı Kerim'de
Mekke için çünkü insanlık kutsal kitaplara göre hadislere göre bu bölgeden Mezopotamya Suriye
Suudi Arabistan yarım adası, Anadolu Ortadoğu, yani bu topraklardan dünyaya dağılmıştır.
Ve zaten baktığınız zamanda nüfusun en yoğun olduğu bölgeler kuzey yarın kürede bulunuyor ve dünyanın en eski medeniyetleri bu topraklarda mesela Harran'da dünyanın en eski tapınağı bulunuyor, dünyanın en eski inşaatlarından birisi.

SABA TÜMER:

Ley hattından bahsediyorsunuz kitabınızda  onu bir anlatabilir misiniz bize?

ERDEM ÇETİNKAYA

Henüz bilimsel acıdan kanıtlanabilmiş bir şey değil, ama  bir takım görüşle var bu konuda
dünyada değişik enerji hat,enerji bölgelerinin, enerji çizgilerinin olduğuna  dair
bir teori. Bu teoriye göre her bölgenin her yerleşim merkezinin kendine has bir enerji
alanı var. Mesela Mekke insanları ruhani boyutta Tanrıya yaklaştırırken mesela başka bir yer insana bambaşka şeylere bambaşka düşüncelere duygulara iletebiliyor ve bu enerji noktalarının birbirine bir ağla bağlı olduğuna dair bir teori ama nerede olduğuna dair bir ölçüm yapılamıyor bilimsel olarak ispatı yapılamıyor. Sadece çok büyük dinsel mabetlerin bulunduğu yerlerde
bu enerji alanlarının bulunup insanlar tarafından hissedildiği ve buralara daha çok inşa edildiğine dair bir teori var.

SABA TÜMER:

Yanınızda Dünya Haritası var, oradan bize anlatabilir misiniz, nedir Dünya'nın Altın Oran Noktası? Neden Mekke'dir?

ERDEM ÇETİNKAYA

ŞİMDİ MEKKEDE  KUZEY KUTUP NOKTASINA OLAN MESAFENİN  GÜNEY KUTUP NOKTASINA OLAN UAZAKLIĞININ BİRBİRİNE ORANI 1.618.  VE MEKKENİN GÜNEY  KUTBUNA OLAN UZAKLIĞININ 2 KUTUP NOKTASI ARASINDAKİ UZAKLIĞA ORANIDA 1,618.

Bu tesadüf olma ihtimali çok zor olan bir şey. Ama   bununla da bitmiyor ve bambaşka bir noktaya geliyor süreç ve 2.  bir altın oran tespiti daha söz konusu  Mekke şehrinden gün dönüm çizgisi dediğimiz  enlem boylam haritasının sonunu ifade  eden, yani Mekke  şehrinden enlem boylam haritasının 2  son ucu. Buradan  doğu yönünün uzaklığı ile batı yönünün  uzaklığı oranı  1.618. Batı  yönünün uzaklığının  dünyanın bu  enlemdeki çevresinin uzaklığı da 1.618 yani her yerde 1.618  çıkıyor Mekke'yle ilgili. Ve işin ilginç tarafı şu; bu  bildiğiniz gibi greeenwich'e  dayalı bir çizgi gün dönüm çizgisi 1800'lerde  batılı  ülkelerin icat ettiği  bir  çizgi. Yani  İngiltere'den  greeenwich'den  geçsin demişler .O zaman İngilizler  daha  güçlü olduğu için başlangıç meridyenini burası olarak  kabul etmişler. Diğeri de son meridyenlerde  büyük okyanusun ortasındaki  meridyen olmuş. Bu  tamamen  siyasi bir  çizgi  bu  çizgiye  göre  bile Mekke'nin altın oran noktasına   düşmesi insanların,  toplumların kararlarının dahi,   toplumların ortak dillerinin dahi aslında gizli bir el tarafından yönetildiğini  ve bir  kudrete tabi  olduğunu  gösteriyor.

SABA TÜMER:

Siz  kitabınızda  Türkiye'nin altın noktasını da  bulmuşsunuz.  Türkiye'nin altın  noktası  neresi.

ERDEM ÇETİNKAYA

Türkiye'nin  altın noktası  ANKARA  Çankaya buda  ilginç.

SABA TÜMER:

İstanbul'un  önemi ile ilgili   bilgilerde var  kitabınızda...

ERDEM ÇETİNKAYA

Evet şimdi  bu  çizgi  gizemlerle  ilgili benim  dikkatimi   çeken  bir şeyler daha var.
Mekke'den İstanbul'a İstanbul'dan  Kudüs'e  düz bir  çizgi  çektiğiniz  zaman bu  3    şehrin tek bir  çizgi  üstünde  olduğunu   görürsünüz. İlginçtir ki Mekke'den  Kudüs'e olan  mesafe  ile Kudüs'ten İstanbul'a olan  mesafe eşittir. Sanki  bir  çizgi  çizilmiş  ve  bu  çizginin üstüne  kutsal olarak bilinen bu  3  şehir  yerleştirilmiş. Bu 3 çizgiyi  birleştirdiğiniz  zaman insan silueti  otaya çıkıyor diz  çökmüş şekilde. Bu kitapta  detaylı  şekli  mevcut.

SABA TÜMER:

Kabe'nin içinde ne var?

ERDEM ÇETİNKAYA

İçinde aslında  hiç bir şey yok. Yani zaten olmaması da gerekiyor. Eskiden  peygamber  efendimiz   (s.a.v) gelmeden önce putlar  varmış. Sonra  o   putlar  Allah'ın   emri ile  kaldırılmış. Şu an  sadece   Arap  hükümetinin koyduğu   güzel kokular,  ışık  sağlamak için lamba , 2  tane  sütun  ve   duvarlarında bazı  Arapça ayetler var.

SABA TÜMER:

Bir de  bilim adamlarının tasdiki  ile ilgili  bir şeylerden  söz  ediyorsunuz.

ERDEM ÇETİNKAYA

Evet,  bunu  keşfettikten   sonra  acaba   doğru mu yanlış mı  diye  bilim adamlarını  görüşlerini almak istedim. Her ne kadar  grafikle   yani  mesleğimle  ilişkilide olsa hesaplamalar  doğru mu  değil mi ? Enlem boylamlar  bunu   veriyor mu  diye hem  coğrafyacılara  hem  matematikçilere  sormak istedim ve  onların da  görüşlerini  ve  imzalı  belgelerini  aldım. Bu  belgeselde  kullanmak üzere  röportaj   aldım. Bilimsel  olarakda  kanıtlanmış oldu.

SABA TÜMER:

Belgeseliniz ne zaman  çıkacak.

ERDEM ÇETİNKAYA

Çok  yakında  bitiyor. Fakat  yurt  dışından  bazı  devlet  liderlerinden bana  birtakım  mesajlar var.
çok  beğendikleri  ve destek olmak istedikleri çekimlerine  katkıda  bulunmak istedikleri
ile ilgili, onlarla  ve  sponsorlarla  ve  yapımcılarla olan görüşmelerimizde devam ediyor. Bunlar  sonuçlandıktan  sonra  net bir  vizyon tarihi  verebileceğiz.

SABA TÜMER:

Peki  sizin reklamcı  olmanızın  bu  kitabın  ismi  ve  fikri  üzerindeki  etkisi  nedir?

ERDEM ÇETİNKAYA

Yani  en fazla  bu  keşiflerin daha güzel sunulmasını sağlayabilir.

SABA TÜMER:

Bir izleyici soruyor; acaba neden böle  bir   araştırma yaptınız, Kabe'ye gitmeden,  bu bir  reklam  stratejisi mi?

ERDEM ÇETİNKAYA

Estağfurullah  bu  işin ticareti  olmaz. Böyle  bir  reklam   şeklinde   düşünülemez , yani  böle  bir şey  için Kabe'ye  gitmek  gerekmiyor. Kabe'de  gözle  görebildiğimiz  tek şey bir küp ve  altın oranı  keşfedebilmek için bir  haritaya  sahip  olmamız ve birazda  matematik bilgisi ve  coğrafya bilgisiyle  içinizde  Allah'ın  mucizelerine  gizemlerine  karşı  biraz  merak olması  yeterli. Reklam  yönetmenliği yapmış olmam  sadece  bunların  daha  güzel bir   sunumla   sunulmasını  sağlayabilir.

SABA TÜMER:

1.618 neden bu kadar önemli?

ERDEM ÇETİNKAYA

1.618'in önemi kainatta  yaratılışında kullanılan matematiksel sistemden kaynaklanıyor. Mesela  Fibonacci  isimli  bir  matematikçi 12.yy  da  Müslüman  bilim  adamlarından  eğitim  görmüş
Cezayir'de. O zaman   Müslümanlar  bilim  teknolojide batıdan  çok  daha  ilerdelermiş. O zaman  demek ki Kuran'ın  emirlerini  araştırın  öğrenin tefekkür edin  emirlerini  bizden  daha iyi  uyguluyorlarmış. Batılılara  eğitim  verebilecek  kadar  bilgiye sahiplermiş. Bu matematikçe altın oranı ortaya çıkaran bir dizilim keşfetmiş. BU dizilimde rakamlar 0 ve 1 den başlayıp kendileriyle toplanarak 2, 3, 5, 8, 13 ... diye gidiyorlar. BU rakamlar arasında ki oranın altın oranda kilitlendiği görülmüş. Belgeselde izleyeceğiniz gibi yaratılışın şifresi bu dizilimde gizli.

SABA TÜMER:

Evet, detayları ve diğer gizemleri belgeselde sinemalarda izleyecek insanlar diyorsunuz. Çok teşekkür ederiz programımıza katıldığınız için.

ERDEM ÇETİNKAYA

Ben teşekkür ederim.
 

haberajandalogo

Filme nasıl başladınız? Nereden aklınıza geldi böyle bir belgesel çekme düşüncesi?

Film gördüğümüz kadarı ile batıda ki çok yüksek bütçeli yapımlarda gördüğümüz özel efektlere ve animasyonlara sahip, bunu yapmak zor olmadı mı? Ne tür zorluklar yaşadınız film yapımı boyunca?

Çok yakında burada...
 

 

Altın Oran ve Kabe Mucizesi

 

 


Miracle of Kaaba - English Version

 


Miracle Of Kaaba - Arabic

 

 


 
Powered by Tags for Joomla

DİL SEÇİN

English Arabic Bulgarian Chinese (Simplified) Chinese (Traditional) Croatian Czech Danish Dutch Finnish French German Greek Hindi Italian Japanese Korean Norwegian Polish Portuguese Romanian Russian Spanish Swedish Catalan Filipino Hebrew Indonesian Latvian Lithuanian Serbian Slovak Slovenian Ukrainian Vietnamese Albanian Estonian Galician Hungarian Maltese Thai Turkish

ÜYE GİRİŞİ

Anket'e Katılın

Kutsal Gizemler Serisini hangi şekilde izlemek isterdiniz?

KİMLER ONLİNE

Şuanda 9 konuk çevrimiçi

Gazeteler

Kabe yüzyıllardır milyonlarca Müslümanın yöneldiği kutsal mekan. Sınır Ötesi Yayınları’ndan çıkan Kabe’nin Sırrı kitabı tüm dünyayı ilgilendirecek bir iddaa taşıyor. Kitap; Dünyanın Altın Oran Noktası’nın Mekke, Mekke’nin Altın Oran Noktası’nın da Kabe olduğunu söylüyor.

Devamını Oku

ROPÖRTAJLAR

Dünyanın altın oran noktası olarak kabul edilen Müslümanların kutsal mekanı Kabe'nin sırrı ne İstanbul Kudüs Mekke haritası altındaki altın hat mucizesinin tüm detayları Kabe'nin sırrı adlı kitabın genç yazarı Erdem Çetinkaya dünya haritası üzerindeki gizemli sırrı ilk kez Saba Tümer'le paylaşıyor.

Devamını Oku

TV HABERLERİ

HABERTURK ANA HABER 
KABE'NİN SIRRI
FOX TV ANAHABER 
KABE'NİN SIRRI- KUTSAL GİZEMLER
FOX TV SABAH HABERLERİ 
KABE'NİN SIRRI- KUTSAL GİZEMLER

Devamını Oku